betul
Kullanıcı
 Senior Boarder
| Gönderilenler: 13 |   | Karma: 1
|
İyi Ki Kadınız! - 2005/am/10 th:02
İyi Ki Kadınız!
Kişiliğimiz kullandığımız arabanın beygir gücü ile doğru orantılı olarak değerlendirilmiyor.
Tuvalette sadece tavana değil, sağımıza solumuza herhangi bir ölçme biçme endişesi duymaksızın bakınabiliriz.
"Damsız Girilmez" bize bir şey ifade etmiyor...
Kırmızı ışıkta yanımızdaki arabanın bizden önce çıkması ya da bir aracın bizi sollaması hiç birşey demek değildir.
İstediğimiz her yerde ve her koşulda ağlayabiliriz.
Bedensel hareketlerimiz vücudumuzdaki olası kasları belirginleştirecek diye bir zorunluluğumuz yok...
Dünya yerle bir olsa önce kadınlar ve çocuklar!
"Yoktan var edilen" yapay bedenlerimize tapınacak bir karşı cins varken , kozmetik ürünleri ve estetik cerrahının olanaklarından sonuna kadar yararlanıyoruz
Aşık oluyoruz... korkmadan.
Biraz göbek sevimli mi durur? ... hadi ordan!! siz hiç kalçalarımdaki yağlar beni çekici gösteriyor diyen bir kadın ya da yağlar beni çekici gösteriyor diyen bir kadın gördünüz mü? Asla dış görünüşümüzle ilgili yalan telkinlerle kendimizi kandırmaya çalışmayız
Tecavüze uğradığımızda cinsel tercihimizi değiştirmek zorunda değiliz
Duygusal saçmalıklar adına kredi sahibiyiz... çiçek ve çikolata istiyoruz
Dokunduğumuz bedenin herhangi bir kısmından silikonlar fışkırma korkusu duymayız genelde tabi!!!
Sünnet olmuyoruz...
"Çirkin" kadın yoktur.
50 yaşından önce hiçbir erkeğe seks için para ödemek zorunda değiliz
31 sayısıda sadece diğerleri gibi bir sayı...
Her sabah traş olmak zorunda değiliz.
Blue-jean''''lerimizin muhtelif kısımları diğer taraflarına göre dengesiz biçimde durmaz-beyazlamaz... ya da sararmaz...
Kızdığımızda birbirimizin anneleri, kızkardeşleri, ebeleri, dayıları ya da sülalesine dair cinsel taleplerimiz olmaz
"Hadi amcalara göster.." şeklinde rezil bir çocukluk anımız da hiç olmayacak
Fiziksel güç iddiamız yok ama, grip olunca da ölümcül bir hastalığa yakalanmış gibi iptal olmuyoruz...
Silah... hiç iki kızın silahla oynarken birbirini vurduğunu duydunuz mü?
Horlamıyoruz....
Canımızın çektiği yemeği pişirir, herkese yedirebiliriz.
Sigaramızı yakacak birileri hep vardır...
Evde bozulan bir aleti, onarmaya çalışıp bir daha kullanılmayacak hale getirmek yerine tamirci çağırmak rasyonalitesine sahibiz.
Harika alyansımız asla kılların arasında kaybolmaz.
Estetik sanatların %90''''ı kadından esinlenmiştir.
Ayaklarımız kokmuyor.
Çapkınlıklarımızın ardından giysilerimizde, biz istemedikçe (mesela Monica L. istemişti!), deliller (ruj lekesi, sarı saç teli vs.) bulunması ihtimali yok...
Toplum içinde organ düzeltme stresi
En sevmediğimiz insanlara bile, öyle gerekiyorsa eğer, yeterince dayanabiliriz.
Saçımızı boyayabiliriz... 20 yaşında bile...
Çığlık atabiliyoruz... sevinince, üzülünce, korkunca...
Aradığımız adresi, kaybolmadan önce sormayı düşünebiliyoruz...
Uzağa işeme, uzağa tükürme, yüksek sesle geğirme vb. Karizma krikolarımız yok....
Askere gitmiyoruz..
Annelik duygusu... apayrıdır...
Sevgilimize, ağabey ya da babamıza ait gömlek, kazak, mont, T-shirt''''leri giyebiliyoruz.
Bale, dans, ritmik jimnastik, buz pateni vb. uğraşlar edinmemiz cinsel tercihimiz hakkında tartışma yaratmaz....
Belli dönemlerimiz, cinayet bile işlesek hafifletici neden kabul edilir.
"Boşanmak istersek" tek celsede boşanırız.
"Boşanmak istemezsek" zengin bir dul oluruz.
Bir gün önce çıkardığımız çoraplarımızı evin altı üstüne gelmeden, üstelik de kimselere sormadan bulabiliyoruz.
Playboy Late Night, kırmızı nokta, Tuttı Frutti vb. yüzünden uykusuz geceler geçirmiyoruz.
İstemezsek hesap ödemeyebiliriz.
Yürürken ceplerimizden bozuk para, anahtar, çakmak vs. sesleri gelmez...
Geceyarısı yataktan sıvışıp, buzdolabının ışığında zeytinyağlı dolma, börek ve "hain köfte" yemiyoruz...
Ortalıktaki alakasız her türlü nesne ve sözcükten cinsel çağrışımlar çıkarıp günün 24 saatini seks düşünerek geçirmeyiz...
Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır..
İmza yok.. Parnak bassak... |