EBEDİ GÜZELLİKKADIN HERYAŞTA GÜZELDİR AMA DOĞAYA DA YARDIM ETMEK GEREKİR.
BU SAYFADA 20-30-40 VE 50'Lİ YAŞLARDA YAPMANIZ GEREKENLERİ BULABİLİRSİNİZ...
20 YAŞ:ÖNCEDEN DAVRANMAK
BESLENME
Son
zamanların modasına uyup, fast-food mu besleniyorsunuz? Bu durumda az
sebze ve meyve tüketiyor, su veya süt yerine gazlı içecekler
içiyorsunuz demektir. Alışkanlıklarınızı değiştirmeniz gerekiyor, çünkü
güzel bir cilt önce tabakta başlar. 20'li yaşlarda
vücudun en çok demir ve kalsiyuma ihtiyacı vardır. Ama genç kadınlar
bunları pek tüketmezler. Demir eksikliği kanda hemoglobin azalmasına ve
hücrelere yeterli oksijen taşınamamasına neden olur. Bu da enerji
azalması, enfeksiyonlara karşı direnç düşüklüğü ve ciltte kötüye
gidişle kendini gösterir. Böyle bir duruma sebebiyet vermemek için
demir bakımından zengin yiyecekler tercih edin: et, bazı deniz
ürünleri, sebzelerin yaprakları ve baklagiller gibi. Kalsiyum
ise kemik gelişimine yardımcıdır. 20-30 yaş arası kemik yoğunluğunu
artırmak önemlidir. Kalsiyumun belli başlı kaynakları, süt,
baklagiller, yeşil sebzeler ve cevizdir. Ayrıca, vücutta var olan
kalsiyumu azaltacak, alkol, sigara ve kahveden uzak durulmalıdır. Protein,
kas, cilt ve saç dokularının iyi kalitede olması ve antikor üretimi
için gereklidir. Ayrıca enerji için vücuda süper bir yakıttır. Protein
için, et, yumurta, süt ürünleri, soya, baklagiller, ceviz, keten
tohumu, kabak çekirdeği ve ay çekirdeği tüketin. Yemek aralarında,
kalsiyum ve protein açısından pratik yiyecekler tercih edin. Örneğin,
küçük kutularda yoğurt yiyebilirsiniz. Ve...sigara,
sigara, sigara. Kanser riskini bir tarafa bırakırsak, nikotinin cildin
erken yaşlanması üzerinde yıkıcı etkileri vardır. Gözenekleri tıkar,
cilt rengini soluklaştırır, cildi nemsizleştirir, sigara içerken
yapılan hareketler göz çevresinde kaz ayaklarına ve dudak çevresinde
kırışıklıklara neden olur. Eğer yine de sigaradan bir türlü
vazgeçemiyorsanız günde en az 30 mg C vitamini almaya çalışın: bir
portakal yiyin, 70 mg C vitamini içerir.
BAKIM
YÜZ BAKIMI Sağlıklı bir cilt için bakım 3 aşamadır: temizlik, nemlendirme ve arındırma. Cildinizi
sabah ve akşam mutlaka temizlemeniz gerekir. Sabunsuz temizleyiciler
tercih edin. Cildinizi iyice durulayıp, kuruladıktan sonra alkolsüz bir
tonik uygulayın. Tonik, gözeneklerinizi sıkılaştıracak, cildinizin pH
dengesini düzenleyecek ve temizleyici ürünün artıklarını alacaktır.
Temizleme işleminden sonra cildinize ihtiyacı olan nemi vermek için
cilt tipinize uygun nemlendirici bir ürün uygulayın. Cildiniz
yağlıysa haftada 1 kez, kuru ise 2 kez arındırıcı bakım uygulayın.
Böylece hem cildinizi ölü hücrelerden temizlemiş hem de siyah nokta
oluşmasını engellemiş olursunuz. 25 yaşından sonra göz
çevrenizde belirmeye başlayan ince çizgilerin silikleşmesi ve
derinleşmemesi için bir göz çevresi kremi kullanmanız yerinde
olacaktır. Ayrıca çok yorgun olduğunuz zamanlarda canlandırıcı bir
serumla mini bir kür de uygulayabilirsiniz. Cildiniz
yaşınız gereği güzel ve pırıl pırıl. Şanslısınız ama bunu devam
ettirmek için dış etkenlerden özellikle de güneşten cildinizi mutlaka
koruyun; sokağa çıkarken güneş koruma faktörlü bir krem kullanmayı
alışkanlık hale getirin...kışın bile! Hiç aklınızdan çıkarmayın, güneş
ışınları cilt yaşlanmasından % 70 sorumludur. VÜCUT BAKIMI Banyo
veya duşta sabunlanmadan önce dirsek, diz ve topuklarınızı doğal bir
sünger veya banyo eldiveni ile sürtün. Böylece bu bölgelerinizde
pürtükler oluşmasını engellemiş olursunuz. Haftada 1 kez de vücudunuzu
ölü hücrelerden arındırın. Banyo veya duştan sonra tüm
vücudunuzu nemlendirin. Cildiniz yağlı veya normal ise losyon veya süt;
kuru veya nemsiz ise krem tercih edin. Bu yaşlarda bakımınıza
verdiğiniz önemin ileride pek çok faydasını göreceksiniz. MAKYAJ
Altın
kural: doğal olun. Cildinizi kat kat ürünle doldurmayın. Sizin
yaşınızda yüzünüzün sadece bazı bölgelerini vurgulayıcı makyaj yapmanız
yeterli: gözler veya dudaklar. Nötr renkler tercih edin: pembemsi
bej, hafif bir kahve tonu, uçuk pembe gibi. Parlak ve yoğun renkleri
daha çok gece çıkarken kullanın. Bu yaşlarda fondöten
kullanmanız gerekmez. Toz pudra ile cilt renginizi eşitleyebilir ve
parlamayı engelleyebilirsiniz. Ama illa ki kullanmak istiyorsanız, o
zaman kompakt bir fondöten tercih edin ve nemli bir sünger yardımıyla
sadece yüz konturuna ve burnunuza uygulayın. Bir diğer
uygulayabileceğiniz yöntem ise, nemlendiricinizin içine biraz fondöten
karıştırıp sürmektir. Böylece yaşınıza uygun ve oldukça doğal bir
görünüm elde edersiniz. Yanaklarınıza hafifçe dokunduracağınız pembe
bir allıkla ten makyajınızı tamamlayabilirsiniz. Dudaklarınıza ise açık renk bir ruju ince bir kat olarak sürün, üzerine bir kat da parlatıcı uygulayın. Kaşlarınızı
fazla almayın. Bilin ki yaşınız ilerledikçe zaten azalacaklar. Bir
öneri: bir estetisyene danışarak kaşlarınızın doğal hattını belirleyin
ve kaşlarınızı alırken bu hatta sadık kalın.
30 YAŞ:CİLT BAKIMIN CİDDİYE ALMAK
30
yaşla birlikte ciltte ilk yatay çizgilenmeler başlar...bunlar ilk
S.O.S. sinyalleridir! Panik yok: bilinçli ve düzenli bakımlar yeterli
olacaktır.
BESLENME
Artık yaş gereği
hayatın tam içindesiniz. İş veya ev kadınlığı, evlilik, annelik gibi
pek çok sorumluluğunuz var. 20'li yaşlara göre daha stresli ve yorgun
olmanız doğal. 30'lu yaşlar genellikle kadınların kendilerine fazla
vakit ayırmadıkları yaşlardır. Beslenme düzeni de genelde bu yaşlarda
bozulur, fazla kilolarla bu yaşlarda tanışılır. Yorgunluğa
karşı enerji kazanmak için proteinli yiyeceklerden yardım
alabilirsiniz. Sadece et değil, yoğurt, peynir ve cevizi yemek
listenizden eksik etmeyin. Her öğünde 7 g. protein almanız
kaybettiğiniz enerjiyi geri kazanmanız için yeterlidir. İçecek olarak
su ve meyve suyu tercih edin. Öte yandan, fazla kilo
almaktan korkuyor olabilirsiniz. Etten ve tüm yağlardan sakınmak tek
çözüm değildir. Yağ asitleri ve protein eksikliği bedensel ve zihinsel
zayıflamaya neden olabilir, bu nedenle bunları sofranızdan tamamen
kaldırmanız çok doğru değildir. 30'lu yaşlarda çocuk
sahibi olmak projeler arasındadır. Hamilelik sırasında doktor kontrolü
altında fazla kilo almamaya dikkat edin. BAKIM
YÜZ BAKIMI 30'lu
yaşlarda epiderm daha hızla nem kaybeder. Ciltte yavaş yavaş
elastikiyet, dirilik ve canlılık kaybı başlar, 20'li yaşlarda başlayan
ilk çizgiler daha belirgin hale gelir. Stres ve yorgunluk ciltte
parlaklık azalmalarına neden olur. Bu sizi tedirgin etmesin, sadece
cildinize karşı dikkatli ve özenli olmanız yeterlidir. Günlük
bakımınız yeni hücrelerin oluşumunu ve kolajen sentezini harekete
geçirecek, cildi besleyecek, üst katmanları nemlendirecek ve serbest
radikallerle savaşacak özelliklere sahip olmalıdır. Bu arada yüz
bakımınıza verdiğiniz önemi boyun ve dekoltenize de vermelisiniz. Göz
çevresindeki derinin ince olmasından dolayı özel olarak göz çevresi
için hazırlanmış, yağlı olmayan ürünler tercih edin. İlk kırışıklıklar
göz çevresinde başlar unutmayın. Uyandığınız zaman gözlerinizde şişme
oluyorsa çayla kompres uygulayın. 30'lu yaşlarda
haftalık arındırma mutlaka gereklidir. Haftada 1 kez cildinizi
arındırıcı bir ürünle ölü hücrelerden temizleyip, hemen arkasından
cildinizin ihtiyacına göre besleyici, nemlendirici veya güçlendirici
bir maske uygulayın. İlkbahar ve sonbaharda yaz
güneşinden veya kış soğuğundan yıpranan cildinizi toparlamak için
konsantre bakım ürünleriyle minik bir kür uygulamanız yerinde
olur. Unutmayın, sadece cilt bakımı uygulamak
yeterli değildir; yaşam tarzınız, beslenme alışkanlıklarınız da cilt
sağlığı için önemli faktörlerdir. Alkolden, sigaradan, çok sıcak veya
çok kuru ortamlardan, fazla güneşlenmeden, uykusuzluktan ve mümkün
olduğunca stresten uzak bir yaşam tarzını benimseyin. VÜCUT BAKIMI 30'lu
yaşlarda dolaşım sistemi tembelleşir, hücre değişimi yavaşlar, toksin
birikimi artar. Sonuç: daha belirgin bir selülit. Bu sorun için çok da
fazla çözüm yoktur. Evde veya enstitülerde yaptırılan masajla dolaşımı
hareketlendirmek, spor yapmak, doğru beslenmek, güçlendirici ve
sıkılaştırıcı vücut bakımları yapmak gerekir. Göğüsleriniz
de hafif de olsa sarkma başladıysa ya da önlem olarak onlara dirilik
kazandırmak istiyorsanız pektoral kasları geliştirecek egzersizler
yapın, duştan ve banyodan sonra göğüslerinize soğuk duş tutun. Dik
durmaya özen gösterin. Haftada 1 kez vücudunuzu ölü
hücrelerden arındırıcı bir ürün uygulayın. Özellikle topuk, dirsek ve
dizlerinizde inatçı davranın. Banyo veya duştan sonra nemlendirici bir
süt veya kremi tüm vücudunuza uygulayın; eğer deriniz çok kuruysa vücut
yağları ile besleyin. MAKYAJ
Yüzünüzü
bembeyaz gösterecek açık renkli pudralar kullanmayın, hafif bronzluk
verenleri tercih edin. Bronz renkli pudralar hem her cilt rengine uyar
hem de daha sağlıklı ve canlı bir görünüm sağlar. Bronz pudrayı
yanaklarınıza, kaş altlarınıza, alnınıza ve çenenize hafifçe uygulayın. Makyajınızda mutlaka denge sağlayın: ya gözlerinizi ya da dudaklarınızı vurgulayın. Gözlerinizin
altında yorgunluktan oluşan halkalar varsa, asla alt göz kapağınıza
eye-liner ve rimel uygulamayın. Bu, halkaları daha belirgin hale
getirir. Böyle bir durumda tüm üst göz kapağınıza açık tonda bir far
sürün ve üst kirpiklerinize tek kat rimel uygulayın.
40 YAŞ:KAZANILANLARI KORUMAK
40 yaşla birlikte yaş çizgileri belirgin hale gelmeye başlar. Yüz çok hafif de olsa aşağı doğru düşer. Daha organize bir hayat ve daha düzenli bir bakım gerekir.
BESLENME
Aslında
40'lı yaşlar önceleri biraz korkutsa da sağlıkla geçirildiği zaman
insana hoş gelen senelerdir. Kazanılmış pek çok tecrübe ve edinilmiş
bilgi insana daha yumuşak ve saygın bir ifade verir. 40'lı
yaşlar, kolay ve kalıcı kilo almanın ve özellikle kalça ve bacak
üstlerinde yuvarlak hatların iyice oturmaya başladığı yıllardır. Bu
son derece normaldir. Özellikle menopoz sırasında aynı yeme
alışkanlıklarınızı sürdürseniz de ani kilo almalar yaşayabilirsiniz. Bu
yaşlarda çok sıkı rejimler yaparak aşırı kilo kaybetmek pek akıllıca
değildir. Artık dokular gevşemeye başladığı için kilo kayıplarında
deride sarkmalar oluşur. O halde sağlıklı beslenmeye
devam etmenin, bu yaşa kadar pek dikkat etmediyseniz ise, sağlıklı
beslenmeye başlamanın tam zamanı! En büyük savaşınız serbest
radikallerle olmalıdır. Serbest radikaller hem hastalıkların
belirmesinde hem de cilt yaşlanmasında önemli bir rol oynarlar. Bu
nedenle serbest radikalleri nötralize eden (antioksidan) beta-karoten,
C ve E vitamini içeren yiyecekler tüketin. İşte süper antioksidanlar:
tüm meyve ve sebzeler, soya, somon ve ton gibi yağlı balıklar, yeşil
çay, domates suyu. Kabızlık sorununuz varsa bu
yaşlarda hormonal dengesizliklerden dolayı daha da artabilir. Çözüm?
Lifli yiyecekler tercih edin, bol su için ve her gün yarım saat
egzersiz yapın. Vücudunuzun su tutmasını engellemek için tuzu azaltın. BAKIM
YÜZ BAKIMI 40'lı
yaşlarda cilt çok daha kolay nem kaybına uğrar, kırışıklıklar ve
çizgilenmeler daha netleşir ve cilt elastikiyetini daha hızlı kaybeder.
Kırışıklıkları yok edecek bir mucize yok ama geciktirmek,
silikleştirmek mümkün. Bunun için nemlendirici, sıkılaştırıcı ve
yenileyici bakımlar uygulamak gerekir. Cilt tipi
yaşlandıkça değişir. Cildinizin gereksinimine uygun bakımlar
yapabilmeniz için cildinizde meydana gelen değişiklikleri takip
edin. Cilt temizliğinde temizleyici sütleri tercih
edin. Bir miktar sütü avucunuza dökün ve son derece yumuşak
hareketlerle ve daireler çizerek yüzünüze yayın. Hafif nemlendirilmiş
bir pamukla, içten dışa doğru ve alın, yanaklar, çene sırasını takip
ederek temizleyin. Süt artıklarını almak ve cildi sıkılaştırmak için
alkolsüz ve hafif yapıda bir tonik uygulayın. Tonik yerine cildinizi
suyla da durulayabilirsiniz. Ama su mutlaka soğuk olmalı. Cildinizi
nemlendirmek yine en önemli ve mutlaka yapmanız gereken bir bakımdır.
Nemini kaybetmiş bir cilt çok daha kolay çizgilenir. Bu yüzden zengin
nemlendirici aktifler içeren, kaliteli bir ürün seçin. Hiyalüronik asit
ve gliserol, deri katmanlarında suyun tutulmasına yardım eden
aktiflerdendir, kullandığınız ürünün içeriğinde bu aktiflerin olmasına
dikkat edin. Nemlendiricinizin aynı zamanda yoğun yenileyici ve
sıkılaştırıcı ajanlar içermesi de ürün satın alırken dikkat etmeniz
gereken diğer bir noktadır. Boyun en erken sarkan ve
kırışan bölgelerdendir. Yüzünüze uyguladığınız bakımları mutlaka
boynunuza da uygulayın. Boyun için özel olarak üretilmiş ürünleri
kullanabileceğiniz gibi yüzünüzde kullandıklarınızı da
uygulayabilirsiniz. Ama dikkat, uygulama yönleri farklıdır: yüzünüze
yukarı doğru, boynunuza ise aşağı doğru hareketlerle ürününüzü sürün. Senede 3-4 kez evinizde konsantre ürünlerle cilt yenileyici bir kür uygulamaya çalışın. Bir kaç küçük ama önemli ipucu: - Çift çene veya gerdan oluşmasını engellemek için dik durun ve boynunuzu yukarı doğru gergin tutun. - Çizgilerin oluşumunu azaltmak için sırt üstü uyumaya gayret edin. VÜCUT BAKIMI 40 yaşındaki bir vücudun 3 temel sorunu vardır: kuruluk, yağlanma ve sarkma. Kuruluğu
gidermenin en iyi ve belki de tek yolu, banyo veya duştan sonra yağlı
bir kremle tüm vücudunuzu nemlendirmektir. Haftada 2 kez
uygulayacağınız arındırma işlemi ise hem ölü hücrelerden cildinizi
temizleyecek hem de sırt ve omuzlarınızda oluşabilecek sivilceleri
engelleyerek cildinizi pürüzsüzleştirecektir. Yağlanma
özellikle menopoz döneminde daha da hızlanır. Tek silahınız doğru
beslenme, egzersiz ve spor yapmaktır. Mümkün olduğunca yürüyün, hareket
edin. Sarkmalar için ise yine en etkin yol egzersiz
yapmaktır. Banyo veya duşunuzu hiç bir zaman çok sıcak suyla yapmayın,
dayanabileceğiniz sıcaklık yeterlidir. Banyonuz bittikten sonra mutlaka
göğüslerinize ve bacaklarınıza soğuk duş tutun. Özellikle bacaklarınıza
ve bacak üstlerinize inceltici ve sıkılaştırıcı ürünlerden
uygulayabilirsiniz. Mucize yaratmasalar da cildinize sıkılık ve güç
verirler. MAKYAJ
Çizgileri
belirsizleştirmek için ten rengi bir kalem kullanın. Kalemle çizgilerin
içini hafifçe boyayıp bir süngerle dağıtın. Daha sonra cildi gerici
veya nemlendirici özelliklere sahip bir fondöten uygulayın. Tüm
yüzünüze uygulayacağınız şeftali veya pembe tonlarında bir pudra ile
makyajınızı tamamlayın. Dudak çevrenizde beliren ince
çizgileri kamufle etmek için dudak konturunuzu çok net çizmeyin. En
iyisi, kalemle direkt uygulamayıp, fırça ile çizmektir. Çok mat ve çok
parlak rujlardan kaçının. Göz çevresindeki
kırışıklıkları saklamak için mat farlar tercih edin; sedefli tonlardan
kaçının çünkü çizgileri daha da belirginleştirir. Makyajınızda soğuk
renkler (koyu mor, turkuaz, gök mavisi, koyu kırmızı gibi) kullanmayın;
sıcak ve aydınlık renkler tercih edin.
50 YAŞ:YENİ YAŞAMA ALIŞMAK
Menopoz
ve getirdikleriyle yaşamayı öğrenmeniz gerekiyor. Menopoz, kadın
hayatında önemli değişikliklerin meydana gelmesine neden olur. Hem
ruhsal hem de fiziksel bu değişiklikler temel olarak vücutta
yumurtalıklardan salgılanan östrojenin azalması nedeniyle ortaya çıkar.
Ayrıca bu yaşlarda kalp ve damar hastalıkları ile menopoz kaynaklı
osteoporoz (kemik erimesi) görülebilir
BESLENME
Menopoz
ve kalp-damar hastalıklarıyla baş etmenin, 50 yaşında da sağlıklı,
kaliteli ve güzel yaşamanın en önemli yolu beslenmektir. Omega-3 yağ
asitleri yönünden zengin besinleri tercih edin (somon, ton gibi yağlı
balıklar, brokoli, semizotu gibi sebzeler). Antioksidan özelliklerinden
faydalanmak için bol bol sebze ve meyve tüketin. Her akşam 1 kadeh kırmızı şarap için; eğer içki ile aranız iyi değilse çekirdekli kırmızı üzüm (kuru da olabilir) yiyin. Menopozun ve kemik erimesinin etkilerini azaltmak için phytoöstrojen içeren soya yağı ve soya fasulyesi tüketin. Bitkisel
kökenli östrojen hormonu phytoöstrojen içeren besinler tüketmek de
özellikle bu yaşlarda çok etkilidir. Soya yağı ve soya fasulyesinde
bulunan phytoöstrojen, menopozun kötü etkilerini azaltır, kemik
erimesini yavaşlatır ve kötü kolesterolü kontrol altına alır. Kemiklerinizi
güçlendirmek için en önemli minerallerden biri de kalsiyumdur. Östrojen
takviyesi almayan, menopozdaki bir kadının günlük kalsiyum ihtiyacı
1200 mgdir. En iyi kalsiyum kaynağı süt, peynir ve yoğurt gibi süt
ürünleridir. Yeşil yapraklı sebzeler de iyi birer kalsiyum kaynağıdır.
Karnıbahar, brokoli, kurubaklagiller, kurutulmuş meyveler, susam,
fındık, pekmez kalsiyum içeriği yüksek gıdalardandır. Limon, portakal,
çilek, yumurta gibi besinlerde orta derecede, etler ve diğer taze sebze
ve meyvelerde ise daha az derecede kalsiyum bulunmaktadır. BAKIM
YÜZ BAKIMI Ne
yazık ki, kozmetik ürünleri cildin sıkılığı ve çizgilerin silikleşmesi
için artık eskisi kadar etkili değildir. Biyolojik saat daha hızlı
çalışmaya başlamıştır. Ama yine de bazı kozmetik ürünler yüzeysel bir
yumuşaklık ve satenimsi bir görünüm sağlar. Bakım
rutininize yani temizlik, nemlendirme, arındırma işlemlerinize düzenli
olarak devam edin. Tercih edeceğiniz ürünler aktif içerikler açısından
daha konsantre, yoğun kıvamlı, hücre yenilemeyi ve çizgileri hedefleyen
türden olmalı. Eğer kozmetik ürünleri sizi yeterice
tatmin etmiyor ve kendinizi mutsuz hissediyorsanız, estetik cerrahi,
lazer bakımı, kollajen enjeksiyonu veya botox gibi yöntemlerden yardım
alabilirsiniz. Ama bu konularda iyi araştırma yapın, bilinçli olun ve
mutlaka uzman hekimlerle işbirliği yapın. Unutmayın, önce sağlık!
Çene altında iyice beliren gıdığa gelince, dik durun ve o bölgeye dairesel masajlar uygulayın. Yüzünüzde
beliren lekeler için leke açıcı kozmetik ürünlerinden
yararlanabilirsiniz. Çoğalmalarını önlemek için yaz-kış sokağa çıkarken
yüksek koruyuculu bir güneş kremi kullanın. VÜCUT BAKIMI 50’li
yaşlarda cilt fazlasıyla nem ihtiyacı içindedir. Nemsizliği giderici
yoğun ürünlerle günde birkaç kez nem takviyesi yapın. Özellikle
sarkmaya daha çok meyilli olan kol içleri, bacak içleri, göğüsler,
karın, kalça ve dizlerinize düzenli olarak masaj yapın ve yoğun
içerikli sıkılaştırıcı ürünler kullanın.
MAKYAJ
Kaş
hattınızı ihmal etmeyin. Silikleşmiş bir kaş sizi olduğunuzdan yaşlı ve
yorgun gösterir. Eğer kaşlarınız seyrekse bir kaş kalemiyle rötuşlar
yapın. Daha sonra çizgilerin doğal görünmesi için kaşlarınızı
fırçalayın. Yüzünüzde lekelenmeler varsa makyajdan önce bir kapatıcıyla onları kamufle edin. Daha sonra fondöten uygulayın. Yüzünüzü
ve göz çevrenizi asla çok pudralamayın, tüm çizgileriniz olduklarından
fazlasıyla ortaya çıkar. Şeffaf pudralar tercih edin ve hafifçe
uygulayın. Makyajınızda, donuk ifade veren beyaz;
çizgileri daha belirgin hale getiren sarı; yorgun ve soluk bir görünüm
veren gri tonlardan kaçının. Abartılı ve yoğun makyaj yerine hafif ve
ifadenize aydınlık katacak şeftali, pembe tonları tercih edin.
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. Powered by AkoComment 2.0! |