NASIR
Her cins, boy ve birçok farklı şekilde ortaya
çıkabilen nasırlar bu problemi çekenler için ciddi bir sıkıntı, kötü
bir görüntü ve yoğun bir sorun haline gelir. Hatta çekilen ağrılar
şiirlere bile konu olmuştur! Ne tür olursa olsun problemlerle baş
edebilmenin ilk adımı karşı karşıya olduğunuz problemi araştırmak,
tanımak ve bilinçli davranmaktır. Bu ay hemen herkesin ortak
problemi olan “Nasır” dosyasını hazırladık. Gündelik yükümüzü taşıyan
vefakar ayaklarımızın bu düşmanını daha iyi tanımak ve sorunu tamamen
veya kısmen ortadan kaldırabilmek için neler yapılabileceğini
araştırdık.
NASIR NEDİR?Nasırın oluşma sebebi aslında vücudun o
bölgesine yardımcı olmaktır; cilt sürtünme veya baskı nedeniyle belli
bir bölgede tahriş hissettiği zaman kalınlaşarak tepki verir yani nasır
oluşturarak o bölgeyi korumaya alır. Bu nedenle nasırın tanımı en basit
şekliyle cildin korunma amaçlı olarak kalınlaşmasıdır. Vücutta nasır
oluşan bölgelerin çoğu vücudun belli bir ağırlık taşıyan bölgeleridir.
Bu kalınlaşma sadece ayakta olmayabilir ancak nasırın en yoğun
göründüğü bölge ayaklar olduğundan genellikle ayak nasırlarından söz
edilir.
Sürtünme veya baskı derken ne kastedilir? Fazla
dar veya sıkı bir ayakkabı, sert zeminden oluşabilecek bir sürtünme
hatta iki ayak parmağının birbirine yaptığı baskı veya sürtünme bunlara
örnektir. Bu gibi örneklerin her birinde tekrarlanan baskı veya
sürtünme nasır oluşumuna neden olur.
En sık rastlanan
nasır “helloma dura (HD)” olarak adlandırılan ve yürürken parmağın üst
tarafının ayakkabıya temasından oluşan nasırdır. Daha yumuşak olan
nasırlar “helloma molle (HM)” iki parmak arasında oluşan
türlerdir.
NELER NEDEN OLUR?Basit
bir anlatımla nasır oluşmasındaki ana neden ayağın belli bir veya
birkaç bölgesinde sürtünmeyle birlikte oluşan fazla basınçtır.
Nasır oluşumuna etki edebilecek birçok neden olmasına rağmen, bu tür
etkiye sebep olabilecek ana nedenler: - Sıkı ayakkabı - Ayak yapısına uyumsuz ayakkabı - Yüksek topuklu ayakkabı - Dışarıda yalın ayak yürümek - Ayak parmaklarındaki deformasyonlar - Ayağın fazla kemikli olması - Yanlış yürüme (basma) hareketi
BELİRTİLER NELERDİR?Nasırın
birçok farklı belirtisi olmasına karşın hiçbir belirti vermeyen ağrısız
nasırlar da olabilir. Ancak nasır oluşurken genellikle ilk
belirti nasır bölgesindeki keskin ağrıdır. Hafif nasırlarda basınç
ortadan kalktığında ağrı da kaybolur ama derin ve geniş çaplı
nasırlarda ağrı daha keskin ve nasır daha rahatsız edicidir. Ağrıyla
birlikte bölgede kalınlaşma da başlar. Nasırlar genellikle zararsız
olmalarına karşın ağrılı olduklarında tedavi gerektirirler. -
Sert nasır: Yoğun bir kökü (merkezi) olan sertleşmiş bir deri
tabakasıdır. Ayak parmaklarının tepe kısımlarında, küçük ayak
parmağının yan ve tepe kısmında veya ayağın altında oluşabilir. -
Yumuşak nasır: Yaklaşık 1-4 cm çapında, kızarmış, hassas bir bölge
olarak görülür. Pürüzsüz ve ince bir merkezi vardır. Ayak parmaklarının
dış kenarlarında görülebilir. - Tohum nasırı: Genellikle topuğun yan ve arkalarında görülebilen ve ölü cilt hücrelerinden oluşan bir nasır türüdür. Kalıtımsal
olan nasır türleri de vardır. Bunlar 2,5 cm genişliğine kadar çıkar ve
bunların oluşması için belirgin bir basınç veya sürtünme de genellikle
yoktur. Ayağın altında veya avuçların içinde görülebilirler. Bu tür
nasırlar çocuklarda da sıklıkla rastlanır.
NASIL TEDAVİ EDİLİR?Nasırların
tedavisi aslında çok kolaydır. Öncelikle dikkat edilmesi gereken nokta,
nasırı iltihaplı olan benzerlerinden ayırmaktır: içinde iltihap
bulunanlar kazındığı zaman genellikle irin veya kan akıtacaktır, oysa
nasır kazındığında altından ölü cilt hücreler çıkmaya devam eder. Size
sorun çıkaran şeyin gerçekten nasır olduğuna emin olduktan sonra birçok
tedavi şekli uygulanabilir.
Bunların arasında en risksiz
ve sağlıklı yöntem nasırın bulunduğu bölgedeki ölü cilt hücrelerini
cilde zarar vermeden ponza taşı ve benzerleriyle zaman içinde yok
etmektir.
Reçetesiz olarak satılabilen ve salisilik asit
içeren nasır bantları kuvvetli ve tahriş edici oldukları için dikkatli
kullanmak gerekir. Bunlar nasırın belirtilerini yok eder çünkü
içeriklerinde asitler bulunur ve ana amaç asitler yardımıyla nasırı
eritmektir. Yanlış uygulandıklarında bu ilaçlı bantlar nasırın
etrafındaki sağlıklı cilt dokusunu öldürebilir ve alerjik reaksiyonlara
neden olabilir. Sağlıklı bireylerde bile cilt için risk taşıdığı gibi
özellikle dolaşım bozukluğu ve/veya şeker hastalığı olan bireylerde
daha tehlikeli olabilir. Alerjik olmayan bir bünyede doğru ve bilinçli
kullanıldıklarında nasırın üzerindeki baskıyı da azaltabildiklerinden
tedavi sürecini hızlandırırlar. Bu tip çözümler nasırı tedavi edebilir
ancak nasırı oluşturan sebepler yok edilmezse problem tekrarlanacaktır.
Nasırlarınızı keserek yok etmeye çalışmanın da
istenmeyen sonuçları olabilir. Derinizde kesikler oluşturabilirsiniz.
Unutmayın ki ayak sürekli olarak bakterilerin kolayca üreyebilecekleri
ılık ve rutubetli bir ortamdır.
Asıl tedavi bilinçli bireylerin aşağıdaki hususlara dikkat etmesiyle olur: -
Doğru seçilmiş uygun ayakkabılar giyerek: ayakkabı alırken seçilen
ayakkabının burun kısmının ayakla uyumlu olması çok önemlidir.
Ayakların içinde “rahat” olduğu, yumuşak deriden yapılmış ayakkabılar
idealdir. - Ayak temizliğine dikkat ederek: bakteri ve
mikrop üremesine uygun ortamlarda bulunan ayakların daima temiz
tutulması, çorap ve ayakkabıların da hijyen gereklerine uygun olması
gerekir. - Nemlendirmeye önem vererek: cildin sağlıklı
ve kuvvetli olmasını sağlamak için ayakları düzenli olarak nemlendirmek
ve yumuşak kalmalarını sağlamak gerekir. - Uzmanlara baş
vurarak: bazı durumlarda “bir bilen”e danışmak faydalıdır. Böylece
profesyonel bir yaklaşımla nasırınızın nedenleri araştırılacak, bir
tedavi planı oluşturulacak ve sağlıklı ayaklara sahip olmanız
sağlanacaktır.
EVDE UYGULANABİLECEK YÖNTEMLER YÖNTEMLER?Nasırların
neden olduğu ağrı ve rahatsızlıktan kurtulmak ve nasırları yok etmeye
çalışmak için uygulanabilecek adımlar şunlardır: - Badem
yağı, E vitamini ya da lanolin içeren bir kremi nasırın üzerine
yedirin. Böylece nasırın yumuşamasını ve eğer şanslıysanız küçülmesini
sağlayabilirsiniz. - Ayakkabı giydiğiniz zaman ağrılı
bölgenin korunması için üzerine normal yara bandı veya plaster takın.
Bant veya plasteri 1 günden daha uzun bir süre nasırın üzerinde
tutmayın ve çıkartırken nasırın etrafındaki cilde zarar vermemek için
dikkat edin. - Nasırlı bölgeyi yumuşatmak için ılık suda
bir süre tutun. Daha sonra fazla sert olmayan bir ponza taşı veya
benzeri yumuşak bir aletle nasırlı bölgeyi hafifçe temizlemeye çalışın.
Böylece nasırın oluşturduğu sertliği –ölü hücreleri- temizlemiş,
bölgeyi rahatlatmış olacaksınız. - Giydiğiniz
ayakkabıları ayak ve özellikle parmak bölgenize baskı yapmayacak şekil
ve yumuşaklıkta seçin. Ayakkabılarınıza gerekli bakım ve tamiri
yaptırın veya eskiyerek şeklini kaybetmiş olanları giymeyin. Yürürken
ayağınızın maruz kaldığı sürekli şokun emilmesi için ayakkabıların iyi
durumda olması şarttır. Özellikle ayakkabı topuklarının yıpranması,
vücut yükünün %25’ini çekmekte olan ayak tabanınızla kemiğinize aşırı
ve yanlış yük binmesine neden olur. Ayakkabınızın topuğu özellikle
belli bir yöne doğru aşınıyorsa mutlaka bir ortopediste baş vurun. -
Gece yatarken nasır bölgesine bir parça sarımsak veya soğan koyarak
sarıp uyuyun. Asitleri nasırın yumuşamasına yardımcı olacaktır.
NASIR OLUŞUMU NASIL ENGELLENİR?
Nasırın oluşmadan önlenmesi için alınabilecek önlemler şunlardır: Yumuşak
materyalden yapılmış ayakkabılar kullanmaya çalışın. Bunların
içerisinde en iyisi deridir; esnekliği ayağa gelecek basınç ve
sürtünmeyi önleme konusunda öncelikli yardımcınız olacaktır. Seçtiğiniz
ayakkabının topuk ve baş parmak altındaki bölgelerinin yastıklı
olmasına çalışın. Bu, ayağınızın doğal bir pozisyonda kalmasına neden
olduğundan yararlıdır. Parmak bölgesi geniş ve
yuvarlak olan ayakkabılar seçtiğiniz taktirde parmaklarınıza bol yer
kalacağı için parmak arasında nasır oluşması da önlenebilir. 6 santimetreden fazla topuklu ayakkabılardan kaçının. Ayakkabınızın ek yerleriyle dış sınır dikişlerinin iyi olmasına özen gösterin. Nasıra
meyilliyseniz özellikle dar burunlu ayakkabılar başta olmak üzere,
insan ayağının doğasına aykırı modelleri olan tüm ayakkabılarınızdan
kurtulun! Ayaklarınızı mutlaka iyi kurulayın. Pamuklu
çorap giymeniz önerilir. Sürekli rutubet içinde duran ayaklarda cilt
tahriş olur. Çoraplarınız nemlendiğinde temiz bir çiftle
değiştirin. Evde mümkün olduğu kadar yalın ayak
dolaşın. Doğa ana ayak parmaklarımızın hür ve serbest olmasını isterdi!
Ama soyunma odaları gibi topluma açık yerlerde yalın ayak basmamaya
özen gösterin. Böyle yerlerde mutlaka terlik kullanın. Hiç kimse ile
ortak havlu, çorap, ayakkabı kullanmayın. Metabolizmanızdaki asit/alkalin dengesini düzeltmek için 3 gün boyunca çiğ meyve ve sebze tüketin. Kızartma, kırmızı et, kafein, şeker ile fazla işlenmiş ve katkılı besinlerden uzak durun. Yetersiz
A, E vitamini ve potasyum nasır oluşumunu teşvik edebilir. Beslenme
şeklinizde meyve, sebze ve lifli besinleri artırırsanız vücudunuza
yardımcı olabilirsiniz. Muz ve havuç özellikle önerilir. Nasırın neden olduğu ağrı ve kaşıntıdan kurtulmak için bölgeye soğuk kompres uygulayın.
DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER1.
Nasırın etrafında kırmızılık veya tahriş gördüğünüz an kullanmakta
olduğunuz ilaç ve tedaviye son vererek profesyonel görüşe
başvurun. 2. Nasırınızın baş edemeyeceğiniz bir boyutta olduğunu düşünüyorsanız hekime baş vurun. 3.
Şeker hastalığı veya dolaşım bozukluğu gibi bir rahatsızlığınız varsa,
kendi kendinizi tedavi etmeye çalışmadan önce bir hekime baş vurun. 4.
Hiçbir şart ve durumda nasırı açık bir jiletle almaya çalışmayın. Hekim
tarafından yapılmadığı sürece nasırın üzerinden inceltilmesi için
sadece nasır bıçaklarını dikkatlice kullanmanız önerilir. Nasırın
etrafında veya altında olan cilde zarar vermemeye dikkat edilmelidir
çünkü bu tip yaraların iltihap kapması neredeyse kaçınılmazdır.
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. Powered by AkoComment 2.0! |