DOĞRU NEFES ALIYORMUSUNUZ?
Nefes almak basit ve doğal
bir eylem olması gerektiği halde çoğumuz yanlış nefes alıyoruz ve bu
yanlışlığı o kadar uzun zamandır yapıyoruz ki doğrusu hakkında da
hiçbir şey hatırlamıyoruz. Nefes aldığımızı zannediyoruz ama aslında
tek yaptığımız nefesi içimizde tutmak: özellikle karınlarını içine
çekip durmayı alışkanlık haline getiren kadınlarda doğal nefes alıp
verme işlemi tamamen bozuluyor. Kısaca, yanlış nefes alarak nefesin
vücudumuza vereceği pek çok iyilikten mahrum olmuş oluyoruz!
DOĞRU NEFES ALMANIN ÖNEMİ
Nefes almak doğal ve otomatik
bir dürtüdür. Farkında olmasak da nefes alırız. O halde nasıl nefes
alınması gerektiğini öğrenmek saçma gelebilir. Ancak, alışkanlıklar
zaman içinde ve farkında olmadan doğru nefes almayı kişiye
unutturabilir! Örneğin doğru nefes almayı önleyen duruşları alışkanlık
haline getirdiğimizde kısa nefesler akciğerin maksimum kapasiteyle
çalışmasını önleyebilir. Ayrıca yaşadığımız sosyal şartlar sağlığımız
ve solunum sistemimiz için tam olarak uygun olmayabilir.
Nefes almak iki nedenle çok önemlidir: - vücudumuza ve organlarımıza yaşamlarını sürdürebilmeleri için ihtiyaç duydukları oksijeni sağlar - vücuttan atılması gereken atık ve toksinlerden kurtulma yoludur.
Oksijen
vücudun ana ihtiyacıdır: iç organların, bezlerin, sinir sistemi ve
beynin çalışması için elzemdir. Besin olmadan birkaç hafta, su olmadan
birkaç gün yaşanabilir ama oksijen olmadan birkaç dakikadan fazla
yaşanamaz.
Beynin diğer organlara oranla daha fazla
oksijene ihtiyacı vardır. Yeterli oksijen almazsa zihinsel bulanıklık,
negatif düşünce, depresyon ve ardından işitme ve görme bozuklukları
başlar. Yaşlılar ve damar tıkanıklığı olanlar beyinlerine yeterli
oksijen gitmediğinden genellikle negatif ve depresif olur. Akut bir
dolaşım bozukluğunun kalbe giden oksijeni durdurması kalp krizi, beyne
giden oksijeni durdurması da beyin kanamasına yol açar. Yetersiz
oksijen almanın yaratabileceği rahatsızlık ve hastalıkların listesi
uzun: netice olarak oksijen "kaliteli ve sağlıklı" bir yaşam için çok
önemli ve gerekli!
Özellikle oturarak çalışan
insanların sürekli yorgun hissetmeleri, sinirli ve verimsiz olmalarının
ana sebeplerinden biri yetersiz oksijendir. Uyku düzenlerinde de sorun
yaşarlar ve bu nedenle güne kötü başlarlar. Fasit döngüde bağışıklık
sistemleri de zayıflar ve sorunlar artarak devam eder. Doğru nefes
almak tüm bu sorunları ortadan kaldırabileceği ve dolayısıyla hayat
kalitesiyle paralel olarak başarıyı da artıracağı için önemlidir.
Canlılık
ve gençliliğin ana sırlarından biri temiz kan dolaşımıdır. Bunu elde
etmenin en kolay yolu da soluduğumuz havada saklıdır. Doğru nefes
alarak vücudun tüm organlarının doğru beslenmesini sağlayacak ve
verimlilik sürelerini artıracak; bu arada daha sağlıklı bir cilde de
kavuşacaksınız. Kısaca doğru nefes almak gençleşme sürecinizi
başlatacaktır.
NEREDE YANLIŞ YAPIYORUZ?
Nefesimiz
fazla sık ve fazla sığ! Yeterince oksijen almıyor ve yeterince karbon
dioksit vermiyoruz. Sonuç olarak vücutlarımız oksijene aç ve fazla
toksinle yüklü! Vücuttaki her hücrenin oksijene ihtiyacı vardır ve
canlılık seviyemiz tüm hücrelerimizin sağlıklı olmalarıyla doğrudan
ilişkilidir.
Sığ nefes alıp vermek akciğerlerin yeterince
çalışmamasına neden olur. Netice olarak bazı fonksiyonlarını kaybederek
cansızlığı artırır, yaşlanmayı hızlandırır, bağışıklık sistemini bozar.
Örneğin fil gibi yavaş nefes alıp veren hayvanların ömürleri daha
uzundur. Daha yavaş ve daha derin nefes alıp vermemiz gerekir.
Neden sık ve sığ nefes alırız? Bunun ana sebepleri aşağıdakilerdir: - Genellikle acelemiz vardır. Nefesimiz de bu düzene uyum sağlar. - Modern yaşamın stresi hızlı ve sığ nefes almamıza neden olur. -
Kolayca hislerimize kapılıyoruz: hızla sinirlenebiliyor, kızabiliyor
veya endişelenebiliyoruz. Tüm bu negatif duygular nefesin hızlanarak
sığlaşmasına sebep olur. - Modern teknoloji fiziksel aktivitelerimizin çoğunu yok etmiş durumda. Bu da doğru nefes için ters bir etki. -
Daha çok kapalı alanlarda çalışıyoruz. Bu da daha fazla kirli hava
solumamız anlamına geliyor. Vücut otomatik olarak daha az nefes alarak
kendini korumaya çalışırken, yanlış nefes almak bir alışkanlık haline
geliyor.
Yaşam ilerledikçe yanlış nefes alma
alışkanlığı kalıcı bir hale gelir ancak bilinçli bir şekilde doğru
nefes almaya tekrar yönelirsek zarardan dönülebilir.
"Normal"
dediğimiz hayat tarzımızda akciğer kapasitesinin %10'unu kullanırız. Bu
yaşamak için yeterli olmakla birlikte "sağlıklı" olmak için yeterli
değildir.
NEFESİN ANATOMİSİ
Normal
nefes alırken, hava, özel bir güç, ses veya abartılı bir hareket
yapılmadan burundan alınır. Kısaca, farkına varılmadan yapılır.
Çoğumuzun içimize aldığımız havanın hangi yolu kat ederek nereye, nasıl
ulaştığı konusunda fikri yoktur. Her normal, abartısız nefesin dört ana etabı vardır: - Nefes alınır - Nefes vermeden önce kısa bir duruş aşaması vardır - Nefes verilir - Yeniden nefes almadan önce kısa bir duruş aşaması vardır. Duruş aşamalarından hiçbiri aslında duruş değildir çünkü her ikisi birbirine ters iki akım arasındaki dönüşümü sağlar.
Birçok
nefes çeşidi içinde 10 bariz çeşit nefes vardır, bu da nefesin aslında
ne kadar karmaşık bir yapısı olduğunun kanıtıdır:
- Gürültülü veya sessiz nefes - Hızlı veya yavaş nefes - Düzenli veya düzensiz nefes - Düzgün veya düzensiz nefes - Derin veya sığ nefes - Eforlu veya eforsuz alınan nefes - İstemli veya istemsiz nefes - Ağızdan veya burundan alınan nefes - Rahat veya sıkıntılı nefes - Yüksek, orta, alçak nefes (nefesin nereye alındığıyla ilgili ayrım)
Nefesle ilgili organlarımız ise şunlardır:
- Burun ve ağız - Farinks ve larinks - Bronşlar - Akciğerler ve torasks
Ortalama
bir yetişkin dinlenirken dakikada 16 kez nefes alıp verir. İçimize
çektiğimiz hava yaklaşık olarak %79 nitrojen, %20-21 oksijen, 0.04%
karbondioksit ve az miktarda diğer gazlar ve su buharıdır. Dışarıya
verilen nefeste ise %79 nitrojen, %16 oksijen, %4 karbondioksit ve az
miktarda diğer gazlarla su buharı bulunur. Yani nefes alıp verirken
yaşanan en önemli değişim %4 oksijen oranıyla %4 karbondioksit
oranıdır.
NEFES ALMA TEKNİKLERİ
Çoğumuz
üç veya dört tür solunum kullanırız. Bunlar yüksek, orta, alçak veya
komple solunum türleridir. Komple solunum diğer üçünün birden
kullanılmasıyla alınan nefes şeklidir.
Yüksek
solunum: Göğüs ve akciğerlerin üst tarafında oluşan ve göğüs kafesi,
omuz ve ensenin kalkmasıyla oluşan solunumdur. Astımlı kişiler, fazla
sıkı kemer takmış olanlar, midesi fazla dolu olanlar veya çabuk nefes
nefese kalanlar sıkça bu solunum türüne sığınır. Bu nefes alma şekli
sığdır ve alınan nefesin çoğu gerekli yerlere ulaşmaz. Akciğerlerin
sadece az kapasitesi olan üst lobları kullanıldığından bu solunum şekli
en istenmeyen sayılabilir. Dar giysiler kullanan kadınlar arasında
yaygın olan bu solunum türü sindirim problemi olan kişilerde de görülür.
Alçak
solunum: Göğüs ve akciğerlerin alt tarafında oluşan solunumdur. Yüksek
veya orta solunumdan çok daha etkindir. Bu solunumu kullanmak için
nefes alırken yavaşça mideyi öne iter ve nefes verirken midenin yerine
dönmesine izin verirsiniz. Diğerlerinden iyi olmasının dört ana sebebi
vardır: 1. Nefes alırken daha fazla hava çekilir çünkü akciğerlerin alt lobları buna daha müsaittir. 2.
Diyafram ikinci bir kalp görevi görerek pistona benzer hareketi
ciğerlerin altını genişleterek damarlardaki akışı artırır; bu da
dolaşımın genel anlamda iyileşmesine neden olur. 3. Bölgedeki diğer organlara diyaframın yukarı-aşağı hareketi sayesinde masaj yapılmış olur. 4. Bu solunumun sinir sistemine de pozitif etkileri vardır.
Orta
solunum: Bunu anlatmak diğerlerine oranla daha zordur. Ana hatlarıyla
akciğerlerin orta kısımlarına nefes doldurularak yapılan solunum
şeklidir. Bu tür de sığ bir solunum şeklidir. Yüksek solunuma oranla
iyi ama alçak solunuma göre yetersizdir.
Komple
solunum:Tüm solunum sistemini içerir, ayrıca akciğerlerin tüm loblarını
kullanmakla kalmaz, onları genişleterek daha fazla hava almalarına da
neden olur. Bu tür nefes sadece nefes egzersizleri yapılırken
uygulanabilir. Normal yaşam süresince alçak solunum uygulamak
gerekir.
DOĞRU NEFES ALMAYI ÖĞRENMEK
Uyurken
derin nefes alırız. Dolayısıyla doğru nefes almayı öğrenmek için basit
bir yöntem olan uyuma simülasyonu yapmak gerekir: sırt üstü yatıp
gözlerinizi kapatın, tüm vücudunuzu rahatlatıp uyuduğunuzu farz edin ve
nefesinizi derinleştirin. Ciğerlerinizin önce alt, sonra orta ve üst
loblarını havayla doldurmaya çalışın. Nefes verirken önce üst sonra
orta ve en son alt loblardaki havayı boşaltmaya çalışın. Bunları
yaparken herhangi bir efor harcamayın ve solunumu bütünsel bir işlem
olarak gerçekleştirin. Ağzınız mutlaka kapalı olmalıdır.
NEFES EGZERSİZLERİ
Birinci Adım Oda sıcaklığını ve ışığı en rahat edebileceğiniz şekilde ayarlayın. Sırt üstü yatın ve göbek deliğinizin hemen altına hafif bir kitap yerleştirin. Kitabın her nefes alışınızda yükselmesini ve nefes verişinizde alçalmasını sağlayacak şekilde nefes alıp verin. Bunu 3-4 dakika boyunca uygulayın.
İkinci Adım Nefesi karnınıza getirmeyi öğrendikten sonra kitabı bu kez göbek deliğinizin üst tarafına yerleştirin. Yine aynı şekilde nefes alıp verirken kitabın yükselip alçalmasını seyredin. Bu egzersizi de 3-4 dakika uygulayın.
Üçüncü Adım 1 ve 2. adımların karışımını yaparak karnınızın hem altını hem üstünü şişirerek nefes alıp sonra nefesinizi verin.
Dördüncü Adım 1, 2 ve 3. adımları bir araya getirerek nefesi göğsünüze getirmeyi öğrenin. Bu
adım çoğu kimseye kolay gelebilir çünkü göğüsten nefes almaya herkes
alışıktır ve bu nefes şekli herkese doğal gelir. Bu durumda kitabı
göğsün üstüne koymak gerekmeyecektir. Nefes alırken karın altından başlayarak karın üstü ve göğsü şişirene kadar içinize nefesi çekin. Doğru
nefes almak işte bu kadar basit! Bunu öğrendiğinize göre artık böyle
nefes alarak vücudunuzun aldığı nefesten maksimum oranda yararlanmasını
sağlayacak ve nefeste gizli olan sağlığa kavuşacaksınız!
Tümünü bir araya getirmek… Kitap
yardımı olmadan doğal ve doğru şekilde nefes alıp vermeyi deneyin.
Unutmayın üç odayı (karın altı, karın üstü ve göğüs) tamamen
nefesinizle doldurduktan sonra boşaltmalısınız. Nefes alıp verme
işlemini yavaş ve güç sarf etmeden gerçekleştirin. Söz konusu olan
doğal diyafram solunumudur. Alışmaya veya öğrenmeye çalıştığınız her
şeyde olduğu gibi alıştırma gerektirecektir. Bir sure sonra karnınızı
nefesle doldurarak solunum yapmak da size doğal gelecektir. Doğru nefes
daha az stres, daha huzurlu ve sakin bir vücut demek olduğundan bunun
size getireceği faydalar çoktur.
DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER
Doğru ve derin nefes alarak elde edilecek yararlar şunlardır:
Vücuttaki
kan kalitesi, artmış olan oksijen oranı nedeniyle yükselir. Bu da
sistemden toksinlerin atılmasına yardımcı olur.
Besinler
daha iyi emilir ve sindirilir. Mide gibi sindirim sistemi organları
daha fazla oksijen alır ve daha iyi çalışır.
Beyin,
omurilik, sinir merkezleri ve sinirler dahil olmak üzere sinir
sisteminin sağlığında düzelme sağlanır. Bunun nedeni artan oksijen
girişiyle sinir sisteminin iyi beslenmiş olmasıdır. Bu da vücudun her
bölgesine ulaşan sinir sisteminden tüm vücuda sağlık yayılması anlamına
gelir.
Vücudun salgı bezlerinde gençleşme görülür.
Bunun nedeni şudur: beyin diğer organlara nazaran üç kat fazla oksijene
ihtiyaç duyar. Bu da yeterince beslendiğinde kontrol ettiği bezlerin
iyi çalışarak metabolizmanın gençleşmesine yardımcı olacağı anlamına
gelir.
Cilt gençleşir. Kırışıklarda azalma yaşanır ve cilt pürüzsüzleşir.
Derin
solunum sırasında diyaframın hareketi iç organlara masaj etkisi yaparak
bu organlardaki kan dolaşımını uyarır.
Derin,
yavaş solunum kalbin yükünü hafifletir. Bu da daha dinç, daha etkin ve
kuvvetli bir kalp demektir. Ayrıca daha düşük tansiyon ve dolayısıyla
daha az kalp hastalığı ihtimali anlamına da gelir.
Derin
ve yavaş solunum kilo kontrolüne de yardımcı olur. Eğer fazla kilonuz
varsa fazladan alacağınız oksijen yağlarınızın daha etkili yakılmasına
yardımcı olur. Eğer fazla zayıfsanız fazladan alacağınız oksijen aç
kalmış olan doku ve bezlerin beslenmesine yardımcı olur. Bir başka
deyişle doğru nefes, doğru kiloya yardımcı olur.
Yavaş,
derin ve ritmik solunum kasların yavaşlayarak kalp atışlarınızın
yavaşlamasını sağlayacak ve sonuç olarak vücutla birlikte kafanızın da
rahatlamasına yardımcı olacaktır.Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. Powered by AkoComment 2.0! |