GEBELİKTE BESLENME
Hamile olduğunu yeni öğrenen kadınların
pek çoğunda, en çok ilgi çeken konulardan birisi beslenme şeklinin
nasıl olması gerektiğidir. Çoğu kadın bebeğinin gelişimi için
doğru ve dengeli beslenemediğini düşünür. Hatta ilk aylarında kilo
alamayan gebeler endişelenebilirler.
Aslında tüm bu
endişeler çoğu zaman gereksizdir. Çünkü bulantı ve kusmalar ile
iştahsızlık problemleri ilk aylarda kilo almayı doğal olarak
engelleyebilir.
Kimi zaman hastaların eline çeşitli
diyetler verilmekte ve belli beslenme programlarına zorlanmaktadırlar.
Bazı gebeliğin özel durumları haricinde bu tür yaklaşımların hiçbir
bilimsel geçerliliği yoktur. Kadınları korkutarak sevmedikleri veya
tolere edemedikleri gıda maddelerini tüketmeye zorlamak kabul
edilebilir bir yaklaşım değildir. Bu tür diyetler ancak konunun uzmanı
diyetisyenler tarafından hastanın durumu göz önüne alınarak, doktorunun
önerileri doğrultusunda ve kişiye özel olarak hazırlanabilir.
Ancak
yine unutulmamalıdır ki bebeğin büyümesi, sağlıklı olması, ruhsal,
fiziksel, zihinsel yönden iyi gelişmesi annenin sağlığı ve dengeli
beslenmesiyle orantılıdır.
Annenin gebelik öncesi
fiziksel gelişimini tamamlamış olması, besin depolarının yeterli olması
ve yaşı, hem bebeğin hem de annenin sağlığını koruyacak en önemli
etkenlerdir. Çünkü bebek, annenin besin yedeklerinden ve gebelik
boyunca tükettiklerinden kendisi için gerekeni seçip alarak, büyür
beslenir.
Annenin günlük yaşantısını sürdürecek yeterli
enerji ve besin öğelerini alırken doğal yollardan fazladan alacağı
protein, enerji, vitamin ve mineraller hem kendisi hem de doğacak
bebeğin sağlıklı olmasının garantisidir.
Normal bir
gebelik sürecinde annenin kendi gereksinimine ek olarak tükettiklerinin
bebeğe aktarılması için annenin yaklaşık 10-12 kg alması yeterlidir. Bu
artışı sağlayabilmek için gebelik öncesine göre bir gebe ek olarak
günlük 20 gr. protein, 15-20 mg. demir, 500 mg. kalsiyum ve ortalama
300 kalorilik enerji alması gereklidir.
Gebelikte sıklıkla tüketilmesi gereken besin öğelerine göz atalım.
KALSİYUM Kalsiyum,
bebeğinizin gebeliğin 8. Haftasından itibaren oluşmaya başlayan kemik
ve dişlerinin gelişimi için gerekli bir mineraldir.
Gebelikte,
normalde gerek duyduğunuz miktarın iki katı kadar kalsiyum gereklidir.
Çünkü gebelik boyunca diş ve kemiklerden sürekli bir kalsiyum eksilmesi
olmaktadır. Kalsiyum açısından zengin besinler peynir, süt, yoğurt ve yeşil yapraklı sebzelerdir.
Ancak
süt ürünlerinin yağ açısından da zengin olduğundan dolayı yağı alınmış
süt ve yoğurdu tercih etmeniz daha doğru olacaktır.
Brucella,
tifo benzeri hastalıklardan korunabilmek için tükettiğiniz peynirin ve
sütün hijyenik ve iyi pastörize olmasına da özen gösterin.
PROTEİNLER Gebelikte
artan protein gereksinimi karşılamak için kırmızı ve beyaz et, süt ve
süt ürünleri, yumurta, balık, kuru baklagiller (fasulye, mercimek,
barbunya..) gibi proteinden zengin besinler önerilir.
Proteinler,
hayvansal ve bitkisel proteinler olarak ikiye ayrılır. Diyetlerde
bitkisel ve hayvansal proteinler eşit oranlarda tüketilmelidir.
Hayvansal
gıdalardaki yağ mümkün ölçüde alınarak, etin yağsız şekilde tüketilmesi
önerilir. Ayrıca balıkta proteinden başka bulunan omega 3 ve omega 6
yağ asitleri de bebeğin zeka gelişimi üzerine olumlu etkili
maddelerdir. Tüketilen balık taze ve iyi pişirilmiş olmalıdır.
DEMİR Gebelikte
"kan yapıcı" yani demirden zengin gıdaların tüketilmesi ve özellikle de
4-4.5 aylardan sonra folik asitli demir ilaçlarının kullanımı
önemlidir. Çünkü özellikle bu aylardan sonra demir eksikliğine bağlı
olarak kansızlık (anemi) ortaya çıkabilir.
Aşırı
derecede kansızlığı olan kişilerde kan haplarına (demir hapları)
gebeliğin erken dönemlerinde de başlanabilir. Ancak bu durumda
zaten ilk aylarda sık olarak görülen bulantı, kusma ve mide
şikayetlerinde artış olabileceğinden tedaviye başlangıç süresi bir kaç
hafta ertelenebilir.
Gebelerde demir eksikliği
halsizlik, bitkinlik, nefes darlığı, uykuya meyillilik ve çarpıntı gibi
şikayetler oluşturabileceği gibi gebelikle ilgili olarak da erken
doğum, bebeğin rahim içinde gelişememesi, ölü doğum ve düşükler gibi
komplikasyonlara zemin hazılar. Ayrıca ileri derecede kansız bir
gebe doğum sonrası lohusalık döneminde de sıkıntı çeker.
Demir
eksikliğini en aza indirebilmek için kan yapıcı; pekmez, kuru üzüm,
kırmızı et, yumurta ve kuru baklagillerden zengin gıdaların
tüketilmesine önem verilmelidir. Ayrıca C vitamininden zengin meyve ve
sebzeler de barsaklardan demir emilimini arttıracaklardır.
Genelde
4.aylardan sonra başlanılan demir hapları kesinlikle sütle birlikte
içilmemelidir. Çünkü süt, demirin emilimini azaltarak
etkisizleştirmektedir.
Verilen demir hapının dozu hekim
tarafından kişiye özel olarak ayarlanmaktadır. Kişinin kanının ileri
derecede düşüklüğü kan ilacının dozunun arttırılmasına neden olabilir.
Veya örneğin ikiz gebeliklerde vucüdun demir gereksinimi artacağından
dolayı doz yükseltilmesine gidilebilir.
Bazı kişiler
demir haplarını mide şikayetlerinden dolayı gebelikleri boyunca
kullanamayabilirler. Bu kişilerde, içilebilir (sıvı) demir solüsyonları
kullanılabilir. Bazan de demir damar içi veya kas içi uygulamalarla
hastalara yüklenebilir. Çok ileri durumlarda ise kan veya eritrosit
(kırmızı kan hücresi) transfüzyonu (nakli) yapılması zorunlu hale
gelebilir.
Bir kişide yoğun bir şekilde yapılan demir
tedavilerine rağmen halen kandaki hematokrit ve hemoglobin değerleri
düşük kalıyorsa demir eksikliği anemisi dışındaki anemiler veya barsak
emilim bozuklukları (malabsorbsiyon sendromları) aranmalıdır.
C VİTAMİNİ
C
vitamini demirin bağırsaklardan emiliminde, vucudun hastalık etkeni
mikroorganizmalara karşı immun (bağışıklık) direncinin arttırılmasında
ve metabolizmamızdaki pek çok biyokimyasal süreç için gerekli bir
vitamindir.
Gebelikte C vitamini gereksinimi
metabolizmanın hızlanmasına bağlı olarak artmıştır; ancak düzenli bir
şekilde beslenen gebelerde hap şeklinde vitamin alınması
önerilmemektedir.
C vitamini portakal, limon, kırmızı
ve yeşil biber, domates, çilek, greyfurt, karnıbahar, lahana, brüksel
lahanası gibi pek çok taze meyve ve sebzelerde bulunur. Vücutta
depolanmadığı için her gün belli bir miktar alınmalıdır.
Uzun
süre saklanan ve pişirilen besinlerde C vitamininin çoğu kaybolur.
Besinleri tazeyken tüketmeli, iyi yıkanmış sebzeleri çiğ ya da az
haşlayarak yemelisiniz. Ayrıca gebelere uzun süre beklemiş, doğal
içerikli olmayan, konserve ve benzeri gıdalar da önerilmez.
FOLİK ASİT Bebeğin
merkezi sinir sisteminin gelişmesi için özellikle gebeliğin ilk
haftalardan itibaren "B9 vitamini" yani folik asit alınması çok
önemlidir. Vücutta depolanmadığı ve gebelik süresince normalden
fazlasına gerek duyulduğu için her gün alınmalıdır.
Taze
yeşil sebzeler folik asit kaynağıdır, ancak uzun süreli pişirmeler ve
uzun süre bekleyen gıdalardaki miktarını azaltır. En çok ıspanak, yer
fıstığı, fındık, karnıbahar, kepekli ekmekte mevcuttur.
Doğal
gıdalar gebenin folik asit açığını tam olarak kapatamayacağından ötürü
gebeliğin ilk haftalarından itibaren hap olarak dışarıdan alınması
uygun olacaktır.
Gebelerde folik asit eksikliğine bağlı
bebeklerde “nöral tüp defektleri” adı altında toplanan bir takım
anormalliklerin (hidrosefali, spina bifida, anensefali) ortaya
çıkabileceği gösterilmiştir. Ayrıca bu gebelerde preeklampsinin
(gebelik zehirlenmesi) daha sık geliştiği gözlenmiştir.
Daha
önceden folik asit eksikliği saptanmış veya nöral tüp defekt anomalili
bebek doğurmuş kadınlar, gebe kalmayı düşündükleri tarihin en az 3 ay
öncesinden itibaren folik asit alımına başlamalıdırlar.
LİFLİ GIDALAR (Posalı gıdalar) Günlük
beslenmenizin büyük bir bölümünü oluşturması gereken lifli (posalı)
yiyecekler, gebelikte sık görülen kabızlığın ve bağırsak tembelliğinin
önlenmesinde çok yararlıdır.
Genellikle tüm sebze ve
meyveler lif açısından zengindir. Her gün bolca yiyebilirsiniz. Kepekli
besinler de lif içerir, ancak diğer bazı besinlerin bağırsaklardan
emilimini azalttığından aşırı tüketilmemelidir.
Lifli
gıdalar en sık olarak kepekli ekmek, yulaf ezmesi, barbunya, kepekli
makarnalar, kayısı, kuru üzüm, bezelye, pırasa, esmer pirinç, ahududu,
kuruyemişte bol miktarda vardır.
GEBELİKTE SIVI ALIMI Gebelik süresince bol miktarda su ve sıvı alımı sizin ve gebeliğiniz açısından son derecede yararlıdır.
Özellikle
bol su tüketimi idrar yolu enfeksiyonu, oligohidramnios (bebeğin amnion
sıvısının normalden az oluşu), erken doğum eylemi, solunum yolu
enfeksiyonları, kabızlık, ishal gibi pek çok durumda koruyucu veya
tedavi edici olabilir.
Gebelikte çay, kahve, kolalı
içecekler ve kakao önerilmez. Çay içerdiği ‘tein’ maddesiyle demir
eksikliğine yol açarken, diğer maddeler ‘kafein’ içerdiğinden ötürü
bebek üzerine olumsuz etkide olabileceğinden dolayı önerilmemektedir.
Maden suyu (soda) içilmesinin ise hiçbir olumsuz etkisi yoktur.
Tamamen
doğal ve hiçbir katkı maddesi içermeyen nane, limon, adaçayı, ıhlamur,
kuşburnu, papatya gibi bitki çayları da gebelikte içilebilir. Ancak,
“sinemaki çayı” nın içimi konusunda bazı endişeler vardır. O yüzden bu
bitkisel çayın gebelik sırasında tüketilmesi önerilmemektedir
.
Alkol,
gebelikte kullanıldığında bebekte ‘fetal alkol sendromu’ olarak
tanımlanıp, zeka geriliği ve bir takım yapısal anormalliklerle kendini
gösteren problemlere yol açtığından ötürü kesinlikle zararlıdır.
Gebelikte
gereksiz kalori tüketimini de kısıtlamak gereklidir. Unutulmamalıdır
ki, önemli olan annenin karnının yağ bağlaması değil içerideki bebeğin
sağlıklı ve uygun gelişimidir. Bu yüzden kek, bisküvi, reçel ve
meşrubat gibi temel besin öğelerinden yoksun şekerli
yiyecek-içeceklerden mümkün olduğunca kaçınmak gereklidir. Ayrıca yağlı
kızartmalar yerine haşlama türü gıdalar tercih edilmelidir.
Aşırı
tuz tüketiminden de kaçınmak uygundur. Özellikle son aylarda aşırı
tuzlu yeme ile vucütta ödem artabilir, tansiyon yükselebilir ve
kendinizi daha rahatsız hissedebilirsiniz.
Hangi besin kaynakları ne işe yarar?
Et, yumurta, kurubaklagiller: Beyin, kas, kemik ve dişlerin gelişimi ve kan yapımında görevlidir. Protein ve demir gereksinimini karşılarlar.
Süt ve süt ürünleri: Kemik, diş gelişimi ve büyüme ile görevlidirler. Protein ve kalsiyum kaynağıdırlar.
Sebze ve meyveler: Büyüme ve gelişme için vitamin ve mineralleri sağlarlar.
Tahıllar: Kalori ve B grubu vitaminleri içerdiklerinden büyüme ve gelişmeye için önemlidirler.
Yağ ve şekerler : Sadece enerji içerirler ve enerji açığını kapatırlar.
Yeterli
ve dengeli beslenmede dikkatli bir şekilde tüketmek zorunda olduğumuz
bu besin gruplarını gebelikte de aynı özenle tüketmeliyiz ki sağlıklı
yaşayabilmek için doğru beslenme alışkanlıklarını kazanabilelim.
“Gebelik diyet yapmak için uygun bir zaman değildir” Yaş,
boy ve hareket durumumuza göre uygun ağırlıkta gebeliğe başlanmalıdır.
Çok kilolu bir gebeyi zayıflatmak gebelik sürecinde doğru değildir,
kilosunu korumaya çalışmak ve özellikle dördüncü aydan sonra kalori
kısıtlamasına gitmemek gerekir.
Beslenmede yüksek
kalorili yiyeceklerin fazlaca almasına engel olmak, ancak gebelik için
gerekli temel besin ögelerini alarak gereksinmeleri karşılamak esastır.
Ergenlik çağında olan veya yaşantısı gereği çok
hareketli gebelerde ise mutlaka olması gereken, kilonun korunması ve ek
olarak gebelik için artan gereksinimin karşılanmasıdır.
Gebelikte
ağırlığın takibi çok önemlidir. İlk üç ayda 0,5-1 kg, sonraki aylarda
ise ortalama 1.5-2.0 kg, ağırlık kazanması uygundur.
Çok
zayıf gebelerde, yetersiz ve dengesiz beslenenlerde düşük ağırlıklı
doğum, erken doğum, ölü doğum, zihinsel ve bedensel özürlü doğumlar
görülebilir. Annede anemi (kansızlık), kemik ve diş kayıpları,
preeklampsi, vücutta su tutulması (ödem), iş gücü kaybı, halsizlik
görülme oranı yüksektir.
Çok kilolu gebelerde ise
hipertansiyon, şeker hastalığı, doğum güçlükleri gibi problemler
görülebilir. Bu nedenle anne adaylarının gebelik öncesi kontrolleri
yapılması, gebe kaldıktan sonra her ay beslenme ve kilo izlenmesinin
yapılması gerekmektedir.
BESLENME İÇİN İPUÇLARI
Öğünleriniz sık ve az az porsiyonlar halinde olmalıdır. Ne uzun süre aç kalın, ne de yediğinizde tıka basa midenizi doldurun. Aldığınız
gıdaların taze olmasına dikkat edin. Konserve, beklemiş gıdalar ve
içinde katkı maddeleri bulunarak saklanan gıdalar yerine taze ve doğal
maddeleri tüketmeye özen gösterin. Yediğiniz gıdalarda “çeşitliliğe” önem verin. Bu şekilde pek çok vitamin ve minerali almanız mümkün olacaktır. Aşırı
yağlı, tatlı, baharatlı ve kalorili gıdalar yerine protein ve
karbonhidrattan zengin, yağ oranı düşük besin öğelerine
yönelin.Unutmayın ki önemli olan sizin kilo almanız değil bebeğin
içeride yeterli şekilde beslenebilmesidir. Preeklampsi
durumu veya riski varsa protein alımınızı arttırmanız gerekebilir veya
gebeliğe bağlı şeker hastalığı (gestasyonel diabet) söz konusu ise
diyetisyeninizin önereceği şekilde kalori kısıtlamasına gitmeniz
gerekebilir. Gebelikte dışarıdan hap olarak alınması
gereken iki madde folik asit ve demirdir. Dengeli beslenebilen bir
gebede bunlar harici vitamin veya mineral alımı gereksizdir. Piyasada
pek çok “multivitamin” adı verilen ve içinde pek çok vitamin ve
mineralleri barındıran ilaçlar vardır. Bunlar çoğu hekim tarafından
reçete de edilmektedir. Son yıllarda yapılan bilimsel çalışmalar;
gebelikte dışarıdan hap olarak alınan A, C, E vitaminleri ile
magnezyum, kalsiyum, çinko, selenyum, bakır, flor gibi eser
elementlerin, düzenli beslenenlerde gebelik üzerine her hangi bir
olumlu etkilerinin olmadığını göstermiştir.
Eğer
gebeliğe bağlı bacak kramplarınız oluyorsa “Magnezyum”, preeklampsi
riskiniz varsa “kalsiyum”u ilave olarak doktorunuz size reçete edebilir.
Sentetik
multivitamin hapları, dengeli beslenemeyen gebelerde destekleyici
olarak verilebilse de doğal gıdaların hiçbir zaman yerini tutmayacaktır.
Toxoplasma özellikle iyi yıkanmamış sebze ve meyveler ile iyi pişmemiş çiğ etlerden geçer.
Toxoplasma
ülkemizde özellikle çiğ etlerin yoğun olarak tüketildiği doğu ve
güneydoğu Anadolu bölgelerinde sık olarak görülmektedir.
Toxoplasma’dan korunmak için;
Ellerinizi öğün önceleri düzgün şekilde yıkayınız Sebze ve meyveleri de tüketmeden önce uzun süreli yıkayınız. Evinizde kedi veya köpek besliyorsanız aşılarını ihmal etmeyin, onlara da çiğ et vermeyin ve yakın temastan kaçının. Çiğ veya iyi pişmemiş et ve et ürünlerinden (sucuk, salam, sosis, çiğ köfte gibi) kaçının.
Beslenmede
suyu asla ihmal etmeyin. Günde en az 8-10 bardak su için. Yaz
aylarında bu miktar 15 bardağa kadar çıkılabilir.Özellikle ileri
aylarda kabızlık şikayeti varsa bol su içerek, kabuğu ile yenen
meyveleri tüketerek, her öğünde sebze ile salataya yer vererek ve
yürüyüş yaparak bu sorunun önüne geçebilirsiniz. Günde 1-2 bardak süt içmeniz gebelikte ortaya çıkan kalsiyum kayıplarını yerine koymak içindir. Süt
içemiyorsanız yoğurt veya ayran tüketiniz. Peynir veya çökelek de
tüketebilirsiniz. Süt ve süt ürünlerinin pastörize olmasına dikkat edin. Yemeklerde
iyotlu tuz kullanınız. Yüksek tansiyon (hipertansiyon) varsa yemekleri
az tuzlu pişirin.Özellikle son aylarda olan ödemlerin azaltılması
amacıyla bu dönemlerde tuzu azaltın. Genelde
sabahları yataktan kalkınca başlayan bulantılarda bir dilim peynir, bir
iki grissini rahatlık sağlayabilir.Özellikle gebeliğin ilk üç ayında
olan bu bulantı ve kusmalardan kendinizi korumak için bu dönemde katı,
kuru ve yağsız gıdaları tercih edin. Mutfak kokularından ve ağır
parfümlerden uzak durunBu dönemde tuzlu kraker, patates haşlaması,
leblebi ve bisküvi türü gıdaları alarak şikayetinizle baş
edebilirsiniz. Az ve de sık yemeyi unutmayın. Son
yıllarda yapılan bir çalışmaya göre gebelik sırasında Mc Donald's veya
benzeri fastfoodlarda aşırı ısıda kızartılarak yapılan patates
kızartmaları ile marketlerde benzer şekilde üretilerek pazarlanan
cipsler anne karnındaki bebekler için "teratojendir" yani zehirli bir
takım maddeler içermektedir. Bu nedenle bu tür maddeleri gebelik
sırasında tüketmekten kaçınmak gerekir. Evlerde yapılan patates
kızarmaları düşük ısıda kızartıldığı için böyle bir olumsuz etkiye
sahip değildir. Önceden belirtildiği gibi gebelik
diyet yapmak için uygun bir zaman değildir. Hamilelikte belli miktarda
kilo alımı şarttır.Zayıf bir bünyeye sahipseniz daha fazla, kilolu bir
bünyeniz varsa daha az kilo almanız uygun olacaktır.
Gebelik Döneminde Tüketilmesi Gereken Besinler ve Ölçüleri
Doğru
beslenme, gebelik durumunun özellikleri nedeniyle gereksinmelerin
çeşitli yiyecek gruplarından sağlanmasını zorunlu kılar.
Besin
öğeleri vücudumuzda çeşitli görevler yaparlar. Aynı görevleri yapan
yiyeceklerden besin grupları oluşturulmuştur. Grup seçeneklerinden
birini tüketmiyorsanız bir diğerini yiyerek de doğru beslenebilirsiniz.
| BESİN | MİKTARI | | SÜT VE SÜT ÜRÜNLERİ | 2 Su Bardağı süt veya yoğurt 1 porsiyon peynir (2 dilim) veya 2 yemek kaşığı çökelek | | ET, YUMURTA, KURUBAKLAGİLLER | 1 Yumurta 1 porsiyon et, balık, tavuk, hindi (60-90gm.) 1 porsiyon kurubaklagil yemeği (120gm) | | TAZE SEBZE VE MEYVELER | 2 Porsiyon pişmiş taze sebze 3 porsiyon çiğ taze sebze 2-3 adet orta boy meyve veya taze meyve suyu | | TAHILLAR | 6-8 İnce dilim ekmek 1 porsiyon pilav veya makarna 1 porsiyon çorba | | YAĞLAR | 3-4 Silme yemek kaşığı sıvı yağ | | ŞEKERLER | 1-2 Tatlı kaşığı bal, reçel veya pekmez |
ÖRNEK BİR MENÜ
SABAH: 1 bardak süt, 1 yumurta, 1 dilim peynir, 1 dilim ekmek, 1 domates, 1 salatalık, maydanoz, yeşil biber, dereotu v.b
ARA ÖĞÜN: 1 meyve, 1 bardak ayran, 1 ince dilim ekmek
ÖĞLE: 1 Porsiyon etli kurubaklagil yemeği 1 porsiyon pilav veya makarna 1 bardak ayran 1 porsiyon salata, 1 orta dilim ekmek, 1 adet meyve
ARA ÖĞÜN: 1 dilim ekmek, 1 dilim peynir, domates ve salatalık, 1meyve
AKŞAM: 1 porsiyon et, balık, tavuk (sebzeli) 1 porsiyon zeytinyağlı sebze yemeği 1 bardak ayran, 1 porsiyon salata , 1orta dilim ekmek
GECE: 1 su bardağı süt veya 1 porsiyon sütlü tatlı 1 porsiyon meyve Kahvaltıda
veya ara öğünlerde 5 zeytin, 1 tatlı kaşığı bal, pekmez, reçel
tüketilebilir. 1 porsiyon meyve, 1orta boy elma, portakal veya küçük
bir salkım üzüm, ince bir dilim karpuz veya kavun, yarım muz veya
greyfurt olabilir.
GEBELİK GÜZELDİR Gebelik anne adayı olmak, eşine ve kendine benzer bir canlıyı vücudunda taşımak çok özel ve sorumluluk isteyen bir süreçtir.
1 bardak süt, 1 yumurta, 1 dilim peynir, 1 dilim ekmek, 1 domates, 1
salatalık, maydanoz, yeşil biber, dereotu v.b 1 meyve,1 bardak ayran,1
ince dilim ekmek 1 Porsiyon etli kurubaklagil yemeği 1 porsiyon pilav
veya makarna 1 bardak ayran 1 porsiyon salata,1 orta dilim ekmek,1 adet
meyve 1 dilim ekmek,1 dilim peynir,domates ve salatalık,1meyve 1
porsiyon et, balık, tavuk (sebzeli) 1 porsiyon zeytinyağlı sebze yemeği
1 bardak ayran, 1 porsiyon salata , 1orta dilim ekmek 1 su bardağı süt
veya 1 porsiyon sütlü tatlı1 porsiyon meyve Kahvaltıda veya ara
öğünlerde 5 zeytin, 1 tatlı kaşığı bal, pekmez, reçel tüketilebilir. 1
porsiyon meyve, 1orta boy elma, portakal veya küçük bir salkım üzüm,
ince bir dilim karpuz veya kavun, yarım muz veya greyfurt olabilir.
Gebelik anne adayı olmak, eşine ve kendine benzer bir canlıyı vücudunda
taşımak çok özel ve sorumluluk isteyen bir süreçtir.
“Bebeği içinde hissederek yavaş yavaş artan ağırlaşma ve değişen fiziksel görünüm anneye apayrı bir güzellik katar.”
İnsan
yaşamında beslenmenin çok önemli ve çok özel olduğu devrelerden biri
olan gebelik, anneye topluma sağlıklı bireyler kazandırma sorumluluğunu
vermiştir.
Anne iyi ve doğru beslenmezse ölü doğum,
erken doğum, düşük ağırlıklı doğum, bedensel ve zihinsel özürlü
doğumlar gibi tehlikelerle karşılaşabilir. Kendisinde de kansızlık,
tansiyon problemleri, vücutta su tutulması, yorgunluk, diş ve kemik
problemleri olabilir.
Sonuç olarak; gebelik
süresince bebek iyi beslensin diye fazla ve dengesiz beslenmek doğru
olmadığı gibi doğum sonrası eski görünüme kolayca ulaşmak için az yemek
de doğru değildir.
Temel prensip; içerideki bebeğin yeterince yararlanacağı doğru ve dengeli beslenmeden geçer.
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler. Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz. Powered by AkoComment 2.0! |