Friday, July 04 2008
Ana Sayfa arrow Cinsellik arrow PARFÜM SERGİSİ HAKKINDA
Ana Menü
Ana Sayfa
Tüm İçerikler
Estetik
Parfüm
Cilt Bakımı
Vücut Bakımı
Saç Bakımı
Makyaj
Moda
Sağlık
Sektörel
Röportaj
Cinsellik
Linkler
Astroloji
Eğlence
İletişim İçin
Arama Yap
VeKozmetik Mağaza
Forum
Muhabbet
Oturum Açma Formu
Kullanıcı adı

Parola

Beni hatırla
Parolanızı mı Unuttunuz?
Hesabınız yok mu? Bir tane oluşturun

Mesaj Kutusu
3 tane yeni mesajın var.
En Son İçerik
NTVMSNBC
Kültür Sanat
‘Devrim Arabaları’ filminin çekimleri başladı
Jay-Z’nin albüm satışlarına Glastonbury etkisi
Yaşam
Feministlerden ‘hayasızca’ protesto
Türkiye, kültür ve turizmiyle dünya basınında
Sağlık
Kansere ‘hassas neşter’ teknolojisi geliyor
Suyla serinlemek en sağlıklısı
Hava
Yurtta hava durumu
Karayollarında durum

 
Google
PARFÜM SERGİSİ HAKKINDA Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 33
KötüÇok iyi 

PARFÜM SERGİSİ HAKKINDA

Hazırlayan:Ozan Emren

Parfümün tarihsel yolculuğunda karşımıza Kleopatra’dan Jules Sezar’a, Neron’dan Bizans İmparatoriçesi Theodara’ya, Vasco de Gama’dan İbn-i Haldun’a, Evliya Çelebi’den II. Abdülhamit’e, Napolyon’dan Josephine’e kadar birçok ünlü isim çıkıyor. Antikçağdan günümüze tüm bu isimlerin başını döndüren ise güzel kokular…


Yapı Kredi Vedat Nedim Tör Müzesi baharı “mis gibi” bir sergiyle karşılıyor. “Kutsal Dumandan Sihirli Damlaya: Parfüm Sergisi”, 15 Nisan’da başladı, 30 Temmuz’a kadar sürecek. Sergi; tarihi, üretim teknikleri, şişeleri, etiketleri, afişleri, reklamları ile antikçağdan günümüze büyük uygarlıkların parfüm kültürünü yansıtıyor. Serginin en önemli özelliği ise bugüne dek üzerinde pek durulmamış olan ortaçağ İslam dünyası, Osmanlı parfümcülüğü ve Cumhuriyet döneminde üretilen kokuları da içeren geniş bir panorama sunması.


Güzel kokuların tapınaklarda kutsal duman olarak başlayan öyküsü günümüzde sihirli damla parfüme dönüşüyor. Suriye, Mısır, Yunan, Arap ve Roma gibi önemli uygarlıklarda parfümlerin birincil kullanımı dini törenler ve tıbbi tedaviler. İlk kokulu merhemlerin neolitik çağda M.Ö. 7000-4000 arasında zeytin ve susam yağı ile kokulu bitkilerin karıştırılmasından elde edildiği düşünülüyor. Birçok kaynakta ise güzel koku kullanımı ve üretiminin Eski Mısır’da başladığı düşünülüyor. Ünlü Mısır firavunu Tutankamon’un mezarında M.Ö. 14. yüzyıla ait lavanta ve akgünlük içeren kaplar bulunmuş. Eski Mısır’da sabun bilinmediğinden temizlenme aracı kokulu yağlar ve merhemler.


Ter kokmamak ve parazitleri uzak tutmak için Mısırlılar saçlarda dahil tüm vücutlarını traş ediyor, akgünlük bazlı merhemlerle vücutlarını ovuyormuş. İnsanlar saçlarını ve tenlerini yağlar, merhemler ve parfümlerle yumuşatmışlar. Yasemin suyunda banyo yaptıktan sonra Nefertiti’nin vücudu sandal, amber ve nadir çiçek ekstrelerinden oluşan yağlarla ovuluyor.


Kleopatra’nın ise kullandığı “Metapoion” parfümü ile Jules Sezar ve Marcus Antonius’u baştan çıkardığı söyleniyor. Neron’un karısı Poppea’nın cenaze töreninde Arabistan’ın 10 yılda üreteceği miktardan fazla akgünlük kullandığı ve cenazede yakılan tütsülerin dumanının haftalarca Roma semalarını ağır bir bulut gibi kapladığı söylenir.


Bizans’ta bugünkü Mısır Çarşısı’nın yerinde bulunan kapalıçarşı baharat ve kokulu madde merkezi. Bizans İmparotoriçesi Zoe parfüm üretiyor. Zoe ve kardeşi Theodora’nın döneminde Bizanslı kadınlar vücutlarını amber ve misk bazlı kokularla ovuyor. Soylu hanımlar saçlarının arasında sandastrum doldurulmuş küçük altın çıngıraklar taşıyor. Bizans’ta ayrıca aromatik pastil ve kokulu şekerler bolca tüketiliyormuş. Antikçağ insanı için güzel kokular tanrısal yakarışın simgesi. Tapınakların içi güzel kokan ağaç kabukları ve reçinelerle tütsülenerek tanrılara ulaşılıyor.


Tek tanrılı dinlerde de bu gelenek sürüyor; Bizans, Emevi, Abbasi, Memluk, Selçuklu ve Osmanlı’da da zengin bir buhur kültürü oluşuyor. Sandal, kalenbek, öd ağacı, aselbant, akgünlük, laden, kafur, misk, amber tütsü olarak buhurdanlar içinde yakılıyordu.


Terkibi ve yapılışı günümüze kadar ulaşabilmiş yaklaşık 550 yıl öncesine dayanan önemli bir Osmanlı parfümü ise Buhur Suyu. Sandal, aselbent, kalenbek ve öd ağacı gibi tütsü olarak yakılan maddeler gül suyu içinde kaynatılıyor, ardından misk ve çiçek suyu eklenen Osmanlı’ya has güzel kokulu bu sudan Evliya Çelebi’nin Seyehatnamesi’nde de söz ediliyor.


Araplar, İslamiyet öncesinde de kokulu yağ, reçine ve baharatı biliyor ve kullanıyor. Hz. Muhammed’in güzel kokulara ve özellikle miske düşkün olması nedeniyle İslam dini güzel kokuların kullanımını sünnet sayı-yor. Arap kadın ve erkekleri misk, amber ve kafur gibi kokuları masaj yaparken kullanıyor ve galiyelere de çok düşkünler. Ayrıca duvarlara sürmek için üretilen kokular bile bulunuyor. İslam parfümcülüğünün önemli terkiplerinden parmak ucuyla saç ve kaşa sürülen siyah macun şeklinde katı parfüm; galiye (kalye) misk ve amberden yapılıyor.


Antikçağda kokulu maddelerin anavatanı Güney Arabistan olarak biliniyor. Arap tüccarlar, ticarette tekeli ellerinde bulundurmak için Hindistan ve Habeşistan gibi kaynaklarını Romalılar ve Yunanlılar’dan gizli tutuyorlar. Vasco de Gama’nın Hindistan yolunu Portekizliler’e açması Avrupa’da yeni bir dönem başlatıyor. Portekizliler Ümit Burnu’nu aşarak geleneksel baharatı ve kokulu maddeleri yerel tüketicilerden son derece düşük fiyatlara satın almaya başlıyor.


Doğuya ait parfüm kullanımı ile Avrupa insanını tanıştıran ise Haçlılar. Parfümün Avrupa’daki serüvenine baktığımızda 1190’da Kral Phillippe Auguste, deri eldivenlerini kokulandırmak için yöntem geliştiren eldivencilerin birleşip ayrı sınıf oluşturup parfüm üretmelerine izin veren ilk yönetici olarak biliniyor. İlk modern parfüm; Eau d’Hongrie (Macaristan Suyu), 1370’te kokulu yağların alkol içinde çözülmesiyle yapılıyor. Osmanlı’da Avrupa malı alkollü itriyatın yaygınlaşması ise Tanzimat’la birlikte başlıyor. Napolyon dönemine bakıldığında, İmparotoriçe Josephine vanilya, misk, amber ve zibet gibi egzotik kokulara düşkün. Malmaison’daki yatak odasının 60 yıl sonra bile misk koktuğu söyleniyor. Napolyon’sa daha hafif kokuları tercih ediyor; Eau de Cologne. Her sabah başına ve omuzlarına bir şişe Eau de Cologne döktüren Napolyon, savaş sırasında da zihnini açmak için sabahları bu kolonyadan 1 yudum içiyor. Parfümün politik arenada boy göstermesi Fransız Devrimi sonrasına rastlıyor. Devrim sonrası göğüs danteline ya da mendile zambak esansı ya da Eau de la Reine sürmek; sürgüne gönderilmek ya da giyotine meydan okumak demek. Bu yüzden 20. yüzyılın başına kadar çiçeksi ve hafif kokular tercih ediliyor, misk ve amber gibi ağır kokular terk ediliyor.


Kolonyanın ilk yıllarda kullanımı tıbbi amaçla da olsa sonraları sadeliğin ve saflığın simgesi haline geliyor. Napolyon’la II. Abdülhamit’i buluşturan ortak nokta ise Eau de Cologne. II. Abdülhamit ve kızları yalnızca Eau de Cologne kullanıyor. Böylece konuklara sunulması geleneksel olan gül suyunun yerini kolonya alıyor.


Gül yağı ve gül suyu üretimi ile ilgili ilk bilgilere ise İbn-i Haldun’un eserlerinde rastlanıyor. Bulgaristan 18. yüzyılda gülyağı üretiminde dünya merkeziyken 1877-78 Türk-Rus Savaşı sonrasında Türkiye’ye gelen Türk göçmenler gelirken yanlarında getirdikleri yağ güllerini 1880’lerde ekmeye başlıyor. Gülyağının bu topraklara geliş öyküsü böyle başlıyor. Günümüzde Türkiye’de yılda ortalama 7 bin ton gül işleniyor. 1600 kg. gülyağı elde ediliyor. 1 kg. yağ için yaklaşık 1.800.000 adet taze gül gerekiyor. Sergide II. Abdülhamit’in traş takımlarının ve parfüm şişelerinin de yer aldığı tuvalet masasından tutun da antikçağda soylu hanımların saçlarına taktıkları koku şişeciklerine, buhurdanlıklara, günümüzde parfüm üretiminde kullanılan modern aletlere, çocukluğumuzdan tanıdığımız yoğun kokulu Altın Damla kolonya serisine, eskiden çerçilerin içi minik koku şişecikleriyle dolu kollarına takıp mahalle aralarında gezdirdikleri camekanlarına, parfüm etiketlerine hatta Cumhuriyet’in ilk yıllarında üretilmiş Çoban kolonyası şişesine kadar her çeşit ve renkte parfümün ve güzel kokunun izini sürmek olanaklı. Parfümün serüvenini koklamak isteyenlere…..



Yorum

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.

Powered by AkoComment 2.0!

Popüler İçerik
Kimler Online
Şu anda 251 misafir çevrimiçi
ALIŞVERİŞ
Anketler
Kozmetik ürünlerini internet üzerinden almak istermisiniz!
  
Destekleyenler
Estetik
Estetik
Umut
Estetik
Estetik
dekorasyon
Deryasini
Estetik Cerrahi
İnci Gömlek
zayıflama
kozmetik
Sohbet
Sizin Siteniz.....

eXTReMe Tracker
Copyright 2004 - 2008 Vekozmetik.com All rights reserved.Mambo under the GNU/GPL License.