Friday, May 16 2008
Ana Sayfa arrow Makyaj arrow ESKİ MISIR ' DA KOZMETİK
Ana Menü
Ana Sayfa
Tüm İçerikler
Estetik
Parfüm
Cilt Bakımı
Vücut Bakımı
Saç Bakımı
Makyaj
Moda
Sağlık
Sektörel
Röportaj
Cinsellik
Linkler
Astroloji
Eğlence
İletişim İçin
Arama Yap
VeKozmetik Mağaza
Forum
Muhabbet
Oturum Açma Formu
Kullanıcı adı

Parola

Beni hatırla
Parolanızı mı Unuttunuz?
Hesabınız yok mu? Bir tane oluşturun

Mesaj Kutusu
3 tane yeni mesajın var.
En Son İçerik
NTVMSNBC
Kültür Sanat
Mor ve Ötesi’nin Eurovision programı yoğun
Lou Reed’in Berlin’i NTV’de
Yaşam
Che resmini kullanan Le Pen’in partisine ceza
A.Jolie, Fransa’da doğum yapmayı düşünüyor
Sağlık
19 Mayıs Dünya Hepatit Günü
AIDS’E 25 yıldır çare bulunamıyor
Hava
Yurtta hava durumu
Karayollarında durum

 
Google
ESKİ MISIR ' DA KOZMETİK Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 11
KötüÇok iyi 

ESKİ MISIR ' DA KOZMETİK


Bizim, bugün  kozmetik hakkında bildiklerimizin ve  tıbbi  uygulamalarının büyük bir kısmı eski Mısırlılardan  gelmektedir. İnsan  sağlığı üzerinde çalışma, eski Mısır toplumunda aristokrasi  sınıfının ciddiye    aldığı bir uğraştı. Diğer kültürlerle eski Mısır kültürü ve onun süren gelişiminde kozmetiklerin sanatı iki şeye dayanırdı.. İlki, sert ve nemli iklimi ile güneşli  ve kuru iklimiydi. Kozmetikler ile ilgili çalışmalarının  temeli de özellikle  iklim  koşullarından kaynaklı, cilt ve  saç problemlerine  çözüm bulmak,  cildi  korumak içindi. Kozmetiklerin dayandığı  ikinci  şey  ise, dinsel törenler, inançlar ve diğer geleneklerdi.. Kozmetiklerin kullanımı ve parfümler  hakkındaki  bilgiler, M.Ö. 4000 yıllarından  öncesine kadar dayanmakta,  arkeolojik  kalıntılardan elde edilen bulgular   bu  tarihlerde  Mısır  toplumunda bu  uğraşın  var  olduğunu  göstermektedir.


Mısırlı  kozmetikçiler, tozu, boyayı, yağı ve karışık merhemleri, ithal edilen  birtakım  bitki  ve  baharatlarla birlikte kullanmalarıyla   birlikte bu  karaya  özgün bir  kozmetik geliştirdiler. Ayrıca bu kozmetik ürünlerine olan  talebin, bununla  ilgili  aksesuar  üretimini  gelişmesine  neden olduğu  keşfedilmiştir. Satışa  yönelik olarak  imal  edilmiş değişik  tiplerde   bir  takım kavanozlar,  özel  kaplar gibi. Eski Mısır'da daha erken dönemlerinde, öteberi  koymak için kullanılan kaplar taştan yapılmıştı, ama  sonraki dönemlerde ise mermer, ve kaynak taşı da, kap yapımında kullanılan malzemeler arasına  girmiştir.


Mısır'ın orta dönemlerinde ise, yeni ve  egzotik malzemeler uzak doğu  ülkelerinden ithal ediliyordu. Bu ithalatta  en çok alınanlar, myrhh, baharatlar, mastika, tarçın, afyon tentürü, fıstık reçinesiydi. Yine  bu dönemde  kozmetik ürünlerin ve  bu ürünlerin saklanmasına_kullanımına ilişkin  labaratuvarlar  kurulmuştu. Mısırlılardan kalma  eski  bina  kalıntıları üzerinde  yapılan araştırmalardan, parfümeri sanatının, günümüz insanlarını hayrete düşürecek karmaşık  formüllere ilişkin  yazıların  bulunması, bunları  imal ve  uygulamanın  başlı başına  geniş  bir  botanik  bilgisini  gerektirdiği  anlaşılmaktadır. Piramit metinlerinde ise,  dinsel anlam ifade  eden 7 kutsal bitki yağına ilişkin   metin  buluruz. Bu kutsal 7 yağ ise,  "Hekenu yağı", "Sefet yağı", "Nekhemen yağı", "Tewat yağı", "En iyi Libyalı yağ" ve "En iyi sedir yağı" ve birde bunların karşımından  elde edilen özel merhem.


Mısırlıların, vücuda yağ sürmekteydiler. Güzel kokulu  malzemelerin  kullanımındaki  tecrübe  ve  benzersiz  yaklaşımları aromaterapiyi  günlük  yaşamlarında  uygulayabildiklerini ve  30 farklı  bitki yağını  çok  kullandıklarını da  görmekteyiz.  Her ne kadar  vücuda  yağ  sürmek eski dünya kültürlerinin  hemen hepsinin  ortak  bir  özelliği idiyse de Mısırlılar aynı  zamanda  tanrılarına   yağ  sürmekte ve onlar için tütsü  kokularını adamaktaydılar. Mısır aromaterapisi hakkında  bildiğimiz şeyler, tapınak yıkıntıları  altında  keşfedilen papiruslar ve duvar yazılarından öğrenmiş bulunmaktayız. Koku  amaçlı  kullanılan malzemeler, hayvansal yağlar, sebze  yağları, balmumu, süt, bal, ve bitki çeşitleriydi.   


Eski  Mısırda kokular,  aynı  zamanda  mumyalamada  kullanılmaktaydı. Kral  Tutankhameni'nin mumyası ilk defa  açıldığında bile içinden zayıf  bir koku hissedilebilmekteydi. Mısır duvar  resimlerinde,  Mısırların  merhem  kullandıklarına ilişkin  figürler  var.  Tapınak ve saraylarda  dansçıların  saç ve  vücutlarında;  müzisyenlerin ise başlarında, dudaklarında  ve mahrem  yerlerinde  kullandıkları  görülmekte.  Kınayı  tırnaklarda, sürmeyle de  kaşlarını  gözlerini  çizmekteydiler. 


Oksitlenmiş  bakır, aşıboyası, kül, malakit, gibi  malzemeler yine Mısırlılar tarafından  kullanılmaktaydı. Eski Mısırlı  kadınlar tarafından  kullanılan kozmetiklerin  ve yağların ayrıntıları  hakkında  bize  bilgi  veren  bir başka  şey de  bunların  saklama  kaplarında ve bu kapların  çeşitlerinde  fark edebiliyoruz. Son derece  şık olan  bu  saklama kutuların daha  çok  yüksek  tabakadaki  kadınlar tarafından kullanılmaktaydı.  Yoksul halktan kadınların  bu işlev için  ne  tür bir  kutu ve  aksesuar  kullandıklarını ise bilememekteyiz. Bu zamanın  kadınları Kozmetikle ilgili   malzemelerini  saklamak içinde bir  kozmetik  çantası  kullanmaktaydılar ve çantayı da çoğunlukla yatağının  altında  saklarlardı.


16 yy dan kalma  bir  Papirusta; cilt  kırışıklıklarını  gidermek ve  lekeleri  çıkarmak için bir merhem tarifi  verilmekte. Bu  tarifte balmumunu eritip yağ ve sütle karıştır. ve gündüzleri yüze uygula denmekte. Sonraki Mısırlılar  döneminde ise kozmetik  kaplarındaki süs artışına  paralel  olarak  kozmetiklerin  kullanımındaki  sağlıkla  ilgili  nedenler arka planda kalmış,  kozmetikler  daha  çok süslenmeye  yönelik  olarak  kullanılmıştır. Sürme kapları,   cımbızlar, toz ve hamurlar ve hamurlardan  yapılan  masklar. Masklar için  genellikle su ve yağla  karıştırılan yeşil malakit veya. gözleri  çizmek için lacivert  renginin  versin diye yeşim  taşı  tozu, veya is  kullanılmaktaydı.  Ama  sürme gözleri çizmek  sadece dekoratif bir amaca  hizmet  etmiyordu, aynı  zamanda tozdan  güneşten korumak içinde  yapılıyordu. Sürme, küçük  bir  çubukla gözlerin  etrafındaki  noktalara  uygulanıyordu. Siyah ve yeşil  farlar  Mısırlıların  en çok  tercih  ettiği  renklerdi. Şüphesiz bizim kullanmakta  olduğumuz  modern  göz kalemlerin de  bundan  esinlendiğini  biliyoruz  artık.


Mısırlı kadınlar tarafından dikkat edilen bir diğer  kozmetik ise,  allık kullanımıydı, veya yanaklar ve dudaklar için kullanılan preparatlardı. Eski  Mısır  sanatı  ve ikonografyasına  baktığımızda  Mısırlıların başlarını sürekli   tıraş  ettiklerini, papazlarında  kaşlarını  düzenli  aralıklarla  tıraş ettiklerini  bilmekteyiz. Kullanılan  peruklar ve  bu  peruklarda kullanılan stiller  kişiler arasındaki statüyü de  göstermekteydi. Ama  kadınlarının hepsinin de  kullandığı peruklar  omuza kadar inerdi.  Perukların çoğu, insan saçı, hayvansal kıllar ve bitki  liflerinden  yapılmaktaydı.  Balmumundan yapılan saç  briyantinleri  tarzı    kremler, saça  şekil vermekte  kullanılırdı.. Yüksek  tabakadaki  kişilerin  kullandığı  perukların bakımı  zahmetli bir işti  ve  buda   bu  iş için birer hizmetçi  gerektiriyordu.Bulunan  bazı  mezar  duvarlarında, görülen  oldukça tuhaf bir  saç  stili  ise bir  tartışma  yaratmıştır. Saçın  tepesinde  varolan  bir  koni şeklindeki  nesnenin    koku amaçlı  kullanıldığı  varsayılmaktadır. Eski


Mısır  toplumunda insanın   yaşlılıktan korkması ve  yaşadığı zamana meydan  okuyarak  genç  kalmaya  çalışması toplumsa   bir  davranıştı. Saçların  beyazlaması bir  yaşlılığın  göstergesi  olduğu  için,  Mısırlılar  bunu  saklamak, için ya  boya  yada saçlarını  kestirirlerdi  Eski  Mısırlılar  hakkında kaynaklar  bulundukça  onların kozmetik  üzerine ne  bildiklerini  daha  çok  bilmekteyiz 


Bu  dönem  kültürlerinde Vücut, serbestçe kullanıldı, ve sexuality, çoğunlukla tanrılardan bir hediye olarak algılandı..Ancak  yine de  çıplaklığın  bir  soru  olduğu  zamanlar da  vardı. Özellikle,  yüksek  tabakadaki  bir kadının  vücudunu  açığa  çıkarma  biçimi  ve  düzeyi  alt  tabakadaki bir kadınınkiyle  aynı  olamazdı. Kokular,  boyalar, ve merhemler cildi  temizlemek  ve vücut  kokusunu  maskelemek için kullanılırdı. Boyalar ve doğal boyama teknikleri, çoğunlukla  tören  için ve  dinsel  nedenlere  dayanırdı.


İranlılar dahil  olmak üzere o çağların zengin  insanları yüzlerine  minarel maskları  ve banyolarına temel bitki  esansları  kullanırdı. Ancak Aromaterapi en  geniş  kapsamda Çin  uygarlığında  kullanılmıştır. Sonunda  şatafatlı  bitki  kokularıyla,  hayvan ve sebze yağları  karıştırılarak yeni elde edilen karşımlar  vücut  üstünde  denenmeye başlandı. İ.Ö 7000-4000 yılları arasında, cilalı taş devrine ait zamanlarda, zeytinyağı ve susam  yağının  güzel kokulu  bitkilerle  karıştırılarak  özel  merhemler  yapıldı. İ.Ö 2700' de  güzel kokulu  otlar,  boyalar parfümler,  tütsülerin  kullanılmaktaydı.  Mısır  papiruslarında  ise merhemleri  güzel kokulu reçineden yapıldığı  ve tedavi amaçlı  kullanıldığı anlatılır.


Afrikanın hakim  insanı, çölün  sıcak ve  tozuna karşı cilt  koruyucusu  olarak, bitkilerden elde  ettikleri güzel  kokulu  yağlar  kullanmaktaydılar.


Kına  ise  bitkilerden  yapılırdı ve diğer    renkleri olsun diye  siyah ineklerin   kanı  kullanılmaktaydı. Kınayı saçı  boyamak için  kullanılırdı.


Kaynak:www.ekoses.com

Yorum

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.

Powered by AkoComment 2.0!

Popüler İçerik
Kimler Online
Şu anda 272 misafir çevrimiçi
ALIŞVERİŞ
Anketler
Hangi makyaj markası?
  
Kozmetik ürünlerini internet üzerinden almak istermisiniz!
  
Destekleyenler
Estetik
Estetik
Ebim Bilişim
Estetik
Estetik
Deryasini

Umut Sümer
Çorlu Toki
İnci Gömlek
Sizin Siteniz.....

eXTReMe Tracker
Copyright 2004 - 2008 Vekozmetik.com All rights reserved.Mambo under the GNU/GPL License.