Friday, July 04 2008
Ana Sayfa arrow Sektörel arrow GÜZELLİK YARIŞMASI
Ana Menü
Ana Sayfa
Tüm İçerikler
Estetik
Parfüm
Cilt Bakımı
Vücut Bakımı
Saç Bakımı
Makyaj
Moda
Sağlık
Sektörel
Röportaj
Cinsellik
Linkler
Astroloji
Eğlence
İletişim İçin
Arama Yap
VeKozmetik Mağaza
Forum
Muhabbet
Oturum Açma Formu
Kullanıcı adı

Parola

Beni hatırla
Parolanızı mı Unuttunuz?
Hesabınız yok mu? Bir tane oluşturun

Mesaj Kutusu
3 tane yeni mesajın var.
En Son İçerik
NTVMSNBC
Kültür Sanat
‘Devrim Arabaları’ filminin çekimleri başladı
Jay-Z’nin albüm satışlarına Glastonbury etkisi
Yaşam
Türkiye, kültür ve turizmiyle dünya basınında
‘Hamile adam’ doğurdu
Sağlık
Kansere ‘hassas neşter’ teknolojisi geliyor
Suyla serinlemek en sağlıklısı
Hava
Yurtta hava durumu
Karayollarında durum

 
Google
GÜZELLİK YARIŞMASI Yazdır E-Posta
Kullanıcı Oylama: / 9
KötüÇok iyi 

GÜZELLİK YARIŞMASI

Kozmetiğin tarihi insanlık tarihi kadar eski. Kendini topluma estetik bir varlık olarak sunma çabasının bir sonucu. Sebebi ise insanda güzel olana duyulan eğilim. İçgüdüsel bir duyguyla hareket ediyor ve güzelleşmek için çaba göstermekten kendimizi alamıyoruz. Adeta yarışıyoruz.


Çünkü ben buna değerim!

Geride dünyanın en büyük 500 şirketi arasında sayılan bir kozmetik imparatorluğu bırakan kozmetik kraliçesi Estee Lauder; “Çirkin kadın yoktur. Sadece kendine inanmayan ve kendine bakmayan kadın vardır” demişti. Aslında güzelleşmek, hem zor hem de pahalı bir uğraş. Geçtiğimiz bir yıl içerisinde dünyada kozmetiğe ve parfüme 160 milyar dolar harcandı. Sektör ekonomik krizlerde dahi bir damla kan kaybetmiyor. İnsanlar neden mi avuç dolusu parayı kozmetiğe ve parfüme yatırıyor dersiniz. Buna en iyi cevabı Paris'li bir kozmetik markasının reklamları veriyor; “Çünkü ben buna değerim”


Güzel olan ayakta kalır

Günümüzde, tıp dünyasındaki baş döndürücü gelişmeler insan ömrünü ortalama 25-30 yıl uzattı. İnsanlar artık bedenlerine daha fazla yatırım yapıyor. Bilim güzelliğin emrine çoktan girdi. Bilim adamları enstitülerde kişisel bakım ürünleri ve etkileyici parfümler üretmek için harıl harıl çalışıyor. Amerikalı psikolog Nancy Atcof ise yayınladığı bir araştırmasında güzel insanların daha çabuk iş buldukları ve sanıldığının aksine çok da başarılı olduklarını ortaya koydu. Atcoff daha da ileri giderek; "Doğada, bir güçlü olanlar, bir de güzel olanlar ayakta kalır" diyor.


Kozmetik artık lüks değil

Kozmetik ve parfüm ürünleri gelişmiş ülkelerde neredeyse günlük tüketim grubunda yer alıyor. Ülkemizde toplam kozmetik ve parfüm pazarı 650 milyon dolar. Oysa benzer nüfusa sahip Almanya pazarı Türkiye'nin 20 katı. Yıllarca toplumumuzun çok düşük bir yüzdesi gerçek anlamda kozmetik ve parfüme harcama yapmıştı. Üstelik tüm ihtiyaçlarını yurt dışından karşılıyorlardı. Ama artık durum değişiyor. Türkiye pazarı, ortalama geliri gün geçtikçe artan, 25-45 yaş arası genç nüfusu ile iştah kabartıyor. Şimdiden aralarında dünya devi markaların da bulunduğu 20'den fazla üretici Türkiye’de faaliyet gösteriyor.


Yerli üreticiler artan talebi erkenden fark edip üretime geçemediğinden yabancı markaların piyasadaki egemenliği sürüyor. Üstelik yabancı markalar tüketicinin beklentilerini de yükseltmiş durumda. Mesela, artık şampuanının sadece temizlemesi beklenmiyor. Aynı zamanda iyi kokması, daha yumuşak bir dokunma hissi ve daha parlak bir görüntü vermesi, hacim kazandırması, kırıkları gidermesi, kepeği ve elektriklenmeyi önlemesi isteniyor. Üstelik yerli üreticilerin hammadde konusunda dışa bağımlılığı sürüyor.


Yerli üretici geç kalmış değil

Türkiye’de kozmetik ve parfüm tüketicilerinin yüzde 65'ini kadınlar, yüzde 35'ini erkekler oluşturuyor. Son 15 yılda en hızlı artış saç bakım ürünlerinde yani şampuan pazarında yaşandı. Ancak son iki-üç yılda cilt bakımı ve makyaj malzemeleri segmentinde de büyük artışlar oldu. Süpermarketlerin çoğalması kozmetik ve parfüm pazarını da büyüttü. Ürünlerin yüzde 25'i artık buralarda satılıyor. Ancak bunun büyük bölümü hala şampuan. Türkiye’de kozmetik ve parfüm pazarının önümüzdeki 5 yılda 1.3 milyar dolara ulaşmasının beklendiğini de ekleyelim. Yani yerli üreticiler henüz geç kalmış değil.


Yanlış algılamalarla savaş
Tüketicinin gözünde hala ithal kozmetik ve parfümler daha kaliteli algılanıyor. Yerli malına karşı bir güvensizlik var. Oysa, birçok yerli ürün, ithal ürünler kadar kaliteli. Kaliteli olanın daha pahalı olduğu algısı ise her sektörün başına dert. Oysa kozmetikte kaliteli hammadde kullanımı maliyeti ancak iki katına çıkarabilir. Piyasada maliyetinin 5-10 katı satılan ürünler var. Bu sorunları aşmanın tek yolu ise satış noktalarında uzmanlar bulundurarak tüketiciyle doğrudan temasa geçmek. Bu sayede tüketici bilinçleneceği gibi yanlış algılamaların da üstesinden gelinecektir. Unutmamalı ki bilinçli tüketici satışı daima artırır. Hele ki arkadaş tavsiyesinin bu kadar etkili olduğu bir sektörde.


Ambalaj sattırır

Tüketici ilk aşamada, ürünün içeriğinden, kalitesinden ve kokusundan çok ambalajından etkileniyor. Çünkü kozmetik ürünler, özellikle de parfümler ambalajıyla bütünleşiyor ve akıllarda o şekliyle yer ediyor. İyi bir ambalaj ürünü çekici kılıyor ve rafta fark edilmeyi kolaylaştırıyor. Tüketici, kozmetik markasıyla birlikte imaj da satın aldığından, ambalaj ürünün vermek istediği mesajı tam vermeli. Yerli üreticiler yurtdışında tasarım trendlerini sıkı bir şekilde takip etmeli. Mesela, şu sıralar kozmetiğin insan hayatındaki yerini pratikleştirecek, çantada taşınabilecek boyutlarda, teknolojik ve fonksiyonel tasarımlar moda.


Fırsatlar ve trendler

Yerli parfüm üreticileri, 2001’deki krizle birlikte gelir seviyesinde ciddi bir düşüş meydana geldiğinde buna yaratıcı bir çözüm getirdi. “Versiyon grup” denilen orijinal parfümlere yakın kokuları olan markalar yarattılar. Diğer yandan, şehirli, eğitimli, kariyer sahibi ve kişisel bakımına para yatıran yeni bir erkek tipi kozmetik üreticilerinin dikkatini çekti. “Metroseksüel” olarak adlandırılan bu erkekler kozmetik pazarını genişletmeye adaylar. Pazara yeni bir soluğu da “yeşil kozmetikler” getirdi. Kozmetik dünyası da bitkilerdeki şifaya yönelir oldu. Çünkü, insanlar kozmetik ürünlere eskiye oranla daha temkinli yaklaşıyor. Doğal içerik taşıyanları tercih ediyorlar. Üstelik, bitki özlerinden hazırlanan kozmetik ve parfümler, sentetikler gibi yan etki riski de taşımıyor. Buna karşın bitkilerin kozmetikte kullanılması oldukça zor ve masraflı. Oysa kimyasal yolla elde edilen maddelerde kaynak sıkıntısı çekilmiyor. Türkiye ise zengin bitki örtüsüyle hem yerli hem yabancı üreticilere yeni imkanlar sunuyor.


 

Yorum

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.

Powered by AkoComment 2.0!

Popüler İçerik
Kimler Online
Şu anda 262 misafir çevrimiçi
ALIŞVERİŞ
Anketler
Kozmetik ürünlerini internet üzerinden almak istermisiniz!
  
Destekleyenler
Estetik
Estetik
Umut
Estetik
Estetik
dekorasyon
Deryasini
Estetik Cerrahi
İnci Gömlek
zayıflama
kozmetik
Sohbet
Sizin Siteniz.....

eXTReMe Tracker
Copyright 2004 - 2008 Vekozmetik.com All rights reserved.Mambo under the GNU/GPL License.