İlkel
toplumlarda, hayvanlarda da olduğu gibi güzel görünmek için vücudunda
birtakım değişiklikler yapan yada vücuduna süslemeler takan, kadından
çok erkektir. Bonwick, Avustralya’da bedeni süslemenin erkeklerin
tekelinde olduğunu yazar. Birçok ilkel toplumda süslenme hakkı yalnızca
erkeklere ait iken, zaman içinde kadınlar da kozmetiği keşfederek
kullanmaya başlamışlardır. Ayrıca Eski Mısır’da da çoğu erkek yüzünü
boyardı. Dudak ve göz boyaları, öğütülerek toz haline getirilmiş
madensel tuzlardan yapılırdı.”
Yukarıdaki
bilgiler doğrultusunda erkeklerin kozmetik ürünlerine artan talebinin
yeni bir keşif olduğunu söylemek biraz zor. Bu talep artışı olsa olsa
eski alışkanlıklara bir dönüş niteliği taşıyabilir.
Dünyada Erkek Kozmetiği
Yakın
bir geçmişe kadar kadınlar kozmetik ürünlerine milyonlarca lira
harcarken, erkekler sadece izlemekle yetiniyordu. Ancak artık zaman
değişti; erkekler de kozmetik dünyasının nimetlerinden sonuna kadar
yararlanmaya karar verdi. Bir zamanlar tıraş köpüğü ve losyonu dışında
bakım malzemesi bilmeyen erkekler artık mağazalardan çeşit çeşit
‘yakışıklılık’ malzemeleri seçiyor.
Bir Alman kozmetik ve
parfüm derneği olan IKW’nin yaptığı araştırmaya göre erkeklerin %60’ına
göre dış görünüş çok önemli. Bunun altında yatan nedenler ise dernek
tarafından, iş dünyasındaki rekabet ve bekar nüfustaki artış olarak
gösteriliyor. Özellikle genç nesilde kozmetik tüketimi cinsiyetler
arasında pek de farklılık göstermiyor. Araştırmacılar erkek kozmetik
ürünlerinin satışındaki artışın 2010 yılında 648’den 725 milyon euroya
çıkacağını tahmin ediyor.
Ürünlerdeki çeşitliliğin
artmasına rağmen, sektör halen gelişmek için geniş olanaklara sahip.
Endüstri hiçbir zaman yeniliklere karşı çekingen davranmadı ve bunun ne
kadar doğru bir yaklaşım olduğu şimdilerde açıkça görülüyor. Üreticiler
geçtiğimiz iki yıl içinde yatırımlarını ve yeni ürün sayılarını aniden
artırdılar. Yeni ürünlerin pazara girişi 2003’te, 2002’ye oranla ikiye
katlandı. Hedef yaş grupları talep gören ürünlerle beraber değişim
gösterebiliyor. Yaşları 15-34 arasında değişen, çeşitli kozmetik
ürünlerini haftada en azından bir kez kullanan kitlenin 2008 yılına
kadar 1.6 milyon artması bekleniyor. Ayrıca 45 yaş üstü grup da
yaşlanmayı geciktirici yada önleyici ürünlerin satışında gittikçe artan
bir talep grafiği oluşturuyor.
Her şeye rağmen
hedef kitleyi geleceğin potansiyel tüketicileri olan gençlerin
oluşturduğu çok açık bir şekilde ortada. Erkeklerin çok sadık
müşteriler olduğu da düşünülürse, üreticiler böyle bir strateji
izlemekte pek de haksız sayılmaz. Yapılan araştırmalara göre erkeklerin
%77’si bir ürünü daha önceden kullandıkları ürün olduğu için
kullandığını söylemiş. %57’sinin seçimini etkileyen temel faktörler ise
ürünün paketi ve mağazadaki yerleşimi oluyormuş. Erkeklerin geleneksel
olarak alışverişi sevmediğinin farkında olan mağaza yetkilileri
ürünlerin yerleşimine çok önem veriyor; çünkü erkek bir ürünü kolayca
bulamazsa hemen pes edip alışverişten vazgeçiyor. Bu nedenle son
zamanlarda erkeklere özel kozmetik reyonları olan mağazalara rastlamak
pek de zor değil.
Her ne kadar erkek kozmetiği
alanındaki gelişmeler Avrupa ve Amerika kaynaklı olarak görülse de,
artık Asyalı erkekler de yavaş yavaş kozmetiğin gerekliliğinin farkına
varıyor. Vietnamlı bir kozmetik ürünleri kullanıcısı olan Thao’ya göre
erkekler kozmetik kullanımı kadınlarınkine oranla daha titiz ve düzgün
bir artış gösteriyor. Asya ülkelerinde kozmetik mağazalarındaki
müşterilerin %10’unu erkekler oluşturuyor. Bu talep genellikle her
zaman genç kalmak isteyen işadamlarından ve politikacılardan geliyor.
Halkın gözünde sürekli çekici ve dinamik görünmek isteyen politikacılar
bakımlılık akımın öncülüğünü yapıyor. Son araştırmalara göre erkek
kozmetiğindeki satışlar geçtiğimiz yıl %9 artmış ve bu artışın batıda
olduğu gibi katlanarak devam etmesi bekleniyor.
Türkiye’de Erkek Kozmetiği
Dünyada
olduğu gibi Türkiye’de de kozmetik denilince akla artık sadece kadınlar
gelmiyor. Kadın tüketici açısından belli bir doygunluk ve buna bağlı
olarak durgunluk yaşayan sektör, daha büyük bir heyecan ve dinamizmle
erkeğe yöneliyor. Kozmetikçilerin erkeği raflara çekme çabasına
kadınlar da olumlu yönde katkı sağlıyor. Ülkemizde artık evinden çıkıp
iş hayatında önemli roller alan böylece hayatı erkekle paylaşan şehirli
kadınlar, onlardan bakımlı ve yakışıklı olmalarını isteme hakkını artık
kendilerinde buluyorlar.
Sonuç olarak eskiden birkaç yerli
parfümden oluşan erkek kozmetiği, kadın kozmetiğiyle yarışır bir hal
alıyor. Artık her markanın kadın ve erkek için olan ürünleri raflarda
yan yana bulunabilirken, en çok satanlar listesinde erkek ürünleri de
yer alıyor. Kozmetik reyonlarındaki satış elemanları, her beş
müşteriden birinin erkek olduğunu belirtiyor.
İstanbul
Üniversitesi İletişim Fakültesi Akademik Medya ve Kamuoyu Araştırmaları
Grubu’nun İstanbul’un 25 ilçesinde 663 erkek üzerinde gerçekleştirdiği
“Erkeklerde Kişisel Bakım Araştırması“nda erkeklerin de bakımlı olması
gerektiğinin kabul gördüğü anlaşıldı. Araştırma sonuçlarına göre
erkeklerin %14.6’sı cilt bakımı yaptırıyor, kozmetik denilince akıllara
%21.7 oranı ile parfüm, %9.7 ile bakım ve %8 ile makyaj malzemeleri
geliyor.
Erkeklerin yarısı ‘Bakım, erkek için de gereklidir.’
görüşünü desteklerken, bu oran ‘Kesinlikle katılıyorum.’ diyenlerle
beraber %76’ya ulaşıyor. Bunlar sadece yüksek gelir ve eğitim düzeyine
sahip gruplarda yapılan araştırmaların sonuçları gibi görünse de;
taşraya, özellikle de Doğu ve Güney Doğu Anadolu bölgelerimize
baktığımızda sonuçların bu bölgeler için de geçerli olduğunu fark
edebiliriz.
Bu bölgelerimizde bir kültürel değişim dinamiği
yaşanıyor. Kendilerinin karikatürize edilmesine yol açan ‘sertlik
ve pislik’ imajına doğulu erkekler, kişisel bakım ile adeta bir set
çekmeye çalışıyor. 2000’li yıllar dünyada olduğu kadar Türkiye’de de
erkeğin o bilindik niteliklerinden sıyrılmış; cilt kremiyle yumuşak
yüzlü, ithal parfümüyle mis kokulu olanını öne çıkarmakta geç kalmadı.
Erkek Kozmetiği Nereye Gidiyor?
Kozmetik
ürünleri artık erkekler için de bir hayat tarzı satıyor. Sabahları
erken kalkıp fitness center’a giden, beslenmesine özen gösteren,
jogging yapan, iyi ve modaya uygun giyinmeyi seven 21. yüzyıl erkeği
için kozmetik firmaları kolları sıvadı. Kadınlara oranla daha kalın ve
dayanıklı olan erkek cildi, geç ancak daha ciddi yaşlanmaya uğruyor.
Yaşlılıktan en az kadınlar kadar korkan günümüz erkekleri işte bu
noktada kozmetik ürünlerinin cazibesine kapılıyor.
Piyasalarda
ise bu yönelimin artacağı kanısı hakim; çünkü aynı eğilim parfümlerde
de yaşanmış. Önce tek tük ürünler piyasaya sürülmüş, talep patlaması
yaşanınca raflar bir anda dolup taşmış. Aynı talep patlamasının cilt
bakım ürünlerinde de yaşanmasını bekleyen üreticiler, erkek ürünlerine
ciddi miktarlarda yatırım yapmaktan kaçınmıyor.
Bu
aşırı talep artışını izlerken unutulmaması gereken bir şey de
İngilizce’den dilimize geçen ve ‘görüntümüzü daha muntazam hale getirme
yolunda değişim’ anlamına gelen ‘kozmetik’in aynı dilde birincisine
paralel olarak şu anlamı taşıdığı: ‘Bir şeylerin daha iyi olduğuna
inanmamızı sağlayan, ama sorunu gerçek anlamda çözmeyen değişim’...
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilirler.
Lütfen hesabınıza giriş yapınız veya kayıt olunuz.